Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
 
Vural'dan iddialara sert tepki
Müdür'den şok sözler!
Facebook kullanıcıları dikkat!
             
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Bölgedeki İnfazlardan Devlet Sorumludur

Bölgedeki İnfazlardan Devlet Sorumludur
Diyarbakır'daki JİTEM karargâhında yapılan kazılarda bulunan kafatası sayısı her geçen gün artıyor. Bölgenin önde gelen STK'larından Mustazaf Der Genel Başkanı Av Hüseyin Yılmaz, infazlardan devleti sorumlu tutarak devletin özeleştiri vermesi ve 90'lı yıllarında illegal çalışan herkesi yargı önüne çıkartması gerektiğini söyledi.
28.01.2012 / 01:01


DİYARBAKIR - DoÄŸu ve GüneydoÄŸu'da 1990'lı yıllarda iÅŸlenen faili meçhul cinayetlere iliÅŸkin yürütülen soruÅŸturma kapsamında Şırnak'ın Güçlükonak ilçesinde bulunan Jandarma Tabur Komutanlığı'nda elbiseleriyle yan yana gömülmüÅŸ 3 kiÅŸiye ait cesetler bulundu.


 


Kazıların yapıldığı Diyarbakır'ın Sur ilçesi tarihi İçkale'de kafatası sayısı 23'e yükseldi. Kazılar, Özel Yetkili Diyarbakır Cumhuriyet BaÅŸsavcı vekili Ahmet Karaca'nın gözetiminde yürütülüyor. Bölge SİT alanı olduÄŸu için kazılarda iÅŸ makineleri kullanılmıyor. Kazılar arkeolojik kazı standartlarına göre kazma ve küreklerle sürdürülüyor.


 


90'lı yıllarda Asker, 2000'li Yıllarda Polis…

Ortaya çıkan insan kemikleriyle ilgili deÄŸerlendirmelerde bulunan Mustazaf Der Genel BaÅŸkanı Av Hüseyin Yılmaz, 90'lı yıllarda avukatlık yaptığını, o dönemlerde JİTEM'in birçok kiÅŸiyi kaçırdığı ve bir daha haber alınamadığını hatırlattı. Durumun vahametinden bahseden Yılmaz, "Türkiye'de sıkıntılı dönemlerde özellikle derin devlet yapısı devreye giriyor ve bu derin devlet dediÄŸimiz olay sadece askerle sınırlı deÄŸil… Askerin yanı sırı polisin içinde de derin yapılar vardı. O dönemlerde avukatlık yaptığım için gördüÄŸüm ÅŸuydu; asker de polis de siyasi muhaliflerini kaçırıyordu. Asker kaçırdığında önce sorguluyordu, sorgulama neticesinde uygun gördüklerini mahkemeye çıkartıyordu, ama uygun görmediklerini de öldürülüp ya Dicle nehrine ya da yol kenarlarına atılıyordu veya kendi taburlarının içinde gömüyorlardı. Kaçırma sayısına bakıldığında JİTEM'in bu yola daha sık baÅŸvurduÄŸu görülüyor" dedi.


 


Cemal Uçar, M. Salih Kölge Örnekleri Var

Takip ettiÄŸi dosyalara veya duruÅŸmalara bakıldığında özelikle 2000'e yakın ve sonrasında polisin de bu yönteme baÅŸvurduÄŸunu belirten Yılmaz, birçok kiÅŸinin kaçırıldığı, sorgulandığı ve gayri resmi olarak gözaltında tutulduÄŸunu söyledi. Yılmaz, "Bunun ile ilgili bize yapılan birçok baÅŸvuru var. Örnek vermek gerekirse, Aile bize baÅŸvurmuÅŸ, biz de savcılığa baÅŸvurmuÅŸuz ve aradan bir ay geçtikten sonra tesadüfen sokakta yeni bulmuÅŸlar gibi yeniden evrak düzenliyorlardı. Cemal Uçar bunlardan biridir. Nihayetinde ÅŸaibeli bir ÅŸekilde bu insanın cesedi çıktı cezaevinden… KoÄŸuÅŸunda intihar ettiÄŸi söylendi, ama koÄŸuÅŸ arkadaÅŸlarının hiçbiri bunu görmüyor. Sabah kahvaltı gelmiÅŸ, kahvaltı sonrası herkesi bir uyku bastırmış ve uyumuÅŸlar. Cemal Uçar da sözde kendini ranzaya asmış, ama ayakları yerde! Bu nasıl intihar… Kaçırmalardan sonra infazlar bir birini izledi. Salih Kölge, kaçırıldıktan bir ay sonra emniyetten çıktı… Batman'da hakeza olaylar sıklıkla yaÅŸanıyordu" diye konuÅŸtu.


 


Tüm İnfazlar Devlet Adına Yapılmış

Yılmaz sözlerini ÅŸöyle sürdürdü; "Her ne kadar JİTEM veya Emniyetin içindeki illegal yapı diyor isek de; nihayetinde tüm bunlar devletin bekası, devleti korumak için yapılmış faaliyetlerdir ve devletin en tepedeki yetkiliden himaye gören yapılardır. Bugün devlet kendini temize çıkarmak için 'bu benim bilgim dışında yapılmıştır, ben yakalarım, ceza veririm' diyorsa da aslında bu devletin klasik oyunudur. Amerika filmlerinde bol bol görüyoruz. İşte yakalanırsan seni tanımam, ama yakalanmazsan zaten benim adıma iÅŸ yapmışındır, mükâfatını alırsın! Bunu Åžemdinli'deki Umut Kitap Evi bombalamasında gördük. Devletin resmi görevlisi ve itirafçısı kitap evi bombalıyor ve suçüstü yakalandı. Buna raÄŸmen dönemin Genelkurmay BaÅŸkanı YaÅŸar Büyükanıt'tan himaye gördü, 'iyi çocuklar' dedi. Bu gün ortaya çıkan kemikler bize ÅŸunu gösteriyor; bunlar devletin bizzat rütbesini, makamını ve silahını kullanarak yapmışlardır. MaaÅŸlarını da devletten almışlardır ve hatta birçoÄŸu terfi etmiÅŸtir. Ortada kirli bir tezgâh, kirli bir oyun var. İşin içinde savılar, doktorlarda var. Aile savcıya 'oÄŸluma falan yerde polisler kaçırdı' diyor savcı korkudan hiçbir iÅŸlem yapmıyor. İşkence görüyor, doktor korkudan darp izlerini saÄŸlık raporuna yansıtmıyor. Bir korku psikoloji oluÅŸturulmuÅŸtu ve kimse sesini çıkartamıyordu. Devletin güvenlik güçleri hukuk çerçevesinde kalmadığından dolayı illegal bir terör örgütü gibi çalışmalar. Ortaya çıkanlar göstermelik olarak cüzi cezalar verilmiÅŸ, ortaya çıkarılmayanlar ise terfi edilmiÅŸ, baÅŸarı plaketleri verilmiÅŸtir. Ve ÅŸuan devletin birçok kademesinde bu insanlar var."


 


Devlet ÖzeleÅŸtiri Vermeli

Devlet içindeki "illegal yapılar" denilerek devletin temize çıkartılmak istendiÄŸine dikkat çeken Yılmaz, buna ise Ergenekon'u örnek verdi. Yılmaz, "Bugün Ergenekon diye bir yapılanmadan bahsediliyor. İşte ÅŸunu yapmış bunu yapmış, kötü iÅŸler yapmış vs… Yapmış ama bunu niçin ve kimin adına yapmış? Tüm bunları devlet adına yapmış, devletin bekası için yapmış, devleti korumak için yapmış. Milletçilik duyguları onları buraya getirmiÅŸ. Nihayetinde de sorumlu olan devlettir. Bu nedenle o dönemde yapılan uygulamalar adına devletin hesap vermesi, özeleÅŸtiri yapması lazım. Bizim bir hukukçu olarak gördüÄŸümüz sadece bütünün bir parçasıdır, bütün ortaya çıkarsa durum çok daha vahimdir. Parçadan bütüne doÄŸru gittiÄŸimiz için bütünü tahmin ediyoruz. Ve bu tahminlerimiz neticesinde de ÅŸunu görüyoruz ki; devlet o dönemdeki tüm kirli iÅŸlerin içindedir. Çünkü bunların yapan devleti temsil eden kurumlardır. Bu nedenle devletin kendini aklaması lazım, aklaması için ilk önce özeleÅŸtiri vermesi gerekir. Nasıl ki 12 Eylül ile yüzleÅŸiyorsa 90'lı yıllarında illegal çalışan herkesi yargı önüne çıkarması lazım. Yargı da adil bir karar vermesi lazım" diye konuÅŸtu.


 


Failler Nerde?

Ortaya çıkarılan insan iskeleti ve kafataslarıyla ilgili "ya failler nerede" sorusu sorulmaya baÅŸlandı. Saraykapı Semti sakinleri, 2000'li yıllara kadar JİTEM'in burada faal olduÄŸunu ve her gün onlarca kiÅŸiyi gözaltına aldıklarını, sorguladıklarını, iÅŸkencelerden geçirdiklerini ve nihayetinde infaz ettiklerini söylediler. Buraya girenin saÄŸlam çıkmasının adeta imkânsız olduÄŸunu dile getiren semt sakinleri, birçok kiÅŸinin de infaz edilerek bahçede açılan çukura attıklarını, bu gün çıkan kemikler ve kafataslarının infaz edilen kiÅŸilere ait olduÄŸunu söylediler. Türkiye'nin çok deÄŸiÅŸtiÄŸinin ifade edildiÄŸini belirten semt sakinleri, "o gün infaz edilen insanların iskeletleri burada, peki ya failler nerede" diye sordular.


 


Dönemin JİTEM Görevlileri

1987 ila 2000'li yıllara kadar, JİTEM'in İçkale'deki sorgu ve gözaltı merkezinde görev yapan kiÅŸilerin başında dönemin JİTEM kurucularından Arif DoÄŸan, Cem Ersever, Albay Aytekin Özen, Binbaşı Cahit Aydın, Albay Nurettin Ata, Binbaşı Abdülkerim Kırca, Yüzbaşı Ali Yıldız ve Yüzbaşı Ersin Baçaksız, Astsubay Ali Kaya gibi isimler görev yapıyordu.


 


JİTEM'im Ölüm Aracı: Beyaz Toros

1990'lı yıllarda GüneydoÄŸu'daki faili meçhul olaylarda kullanıldığı öne sürülen beyaz renkli Toros marka araçlar, yöre halkının korkulu rüyası olmuÅŸtu. Diyarbakır'da devam eden faili meçhuller davasında ifade veren tanıklar da, JİTEM tarafından kullanıldığı öne sürülen beyaz renkli Renault Toros marka araçlar için "O arabalara bindirilen geri dönmezdi" demiÅŸlerdi.


 


Kemikler Adli Tıpa Gönderildi

Bu arda ortaya çıkan 19 kafatasından 8'i DNA testi için İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderildi. Orada yapılacak iÅŸlemin ardından, yakınlarının kayıp olduÄŸunu iddia eden vatandaÅŸlardan alınacak kan örnekleriyle, kemiklerden elde edilen DNA'ların karşılaÅŸtırılıp, kimlik tespitleri buna göre yapılacak. Kalan kemikler ise toplu olarak gönderilecekler. (M. Salih Keskin - İLKHA)











 


Etiketler:
Bu 10