PKK kanadı, Hizbullah Cemaatinin yayınladığı tarihi manifestoya daha fazla suskun kalamadı. PKK adına ilk deÄŸerlendirmede bulunan KCK Yürütme Konseyi Üyesi Cemil Bayık, kendisine yöneltilen, "Hizbullah bir manifesto yayınladı, burada bazı deÄŸerlendirmeleri vardı, bunları nasıl karşılıyorsunuz?" ÅŸeklindeki soruya, PKK liderlerinin her zamanki "bölgenin tek hakimi" edasıyla yanıt vermesi dikkatlerden kaçmadı.
DeÄŸerlendirmesine Hizbullah Cemaatinin geçmiÅŸte PKK'ye karşı devlet tarafından kullanıldığı suçlamasıyla baÅŸlayan Bayık, bu hususun belgelendiÄŸini iddia etti. Hizbullah'ın geçmiÅŸte kendilerine çok büyük zararlar verdiÄŸini söyleyen Bayık, Hizbullah Cemaatini suçladığı iddialarını ÅŸöyle sürdürdü: "Batman baÅŸta olmak üzere Amed’de ve birçok yerde birçok yurtseveri katletmiÅŸti, daha doÄŸrusu devlet kullanmıştı. Ancak Önder Apo'nun yakalanmasından sonra PKK'nin tasfiye olduÄŸu düÅŸünülerek, bu süreçte Hizbullah’ın üzerine de gidildi. Önderleri de katledildi. Bu açıdan herhalde bu süreç Hizbullah açısından da bir deÄŸerlendirme süreci oldu. Biraz vicdanlı ve aklı olanlar herhalde geçmiÅŸte olanların Kürt halkı ve kendileri açısından ne anlama geldiÄŸini deÄŸerlendirip çözümlemiÅŸler, bunun özeleÅŸtirisini yapmışlardır. Zaman zaman gerçekleri saptıran deÄŸerlendirmeleri yine yapıyorlar. Güya geçmiÅŸte PKK saldırmış da kendilerini savunmuÅŸlar! Böyle bir ÅŸey yok, artık bunu savunmaları doÄŸru deÄŸildir. Gerçek ortadadır, bu gerçeÄŸi halk da biliyor. Bunlar belgelenmiÅŸtir. Göz önünde yaÅŸanan, açıkça görülen bir gerçeÄŸi farklı göstermek doÄŸru deÄŸildir. Bundan Kürt halkı da, kendileri de zarar görmüÅŸtür."
"HİZBULLAH MANİFESTOSU, AK PARTİ VE FETHULLAHÇILARIN İFLASIDIR"
Manifestonun bir yönüyle AK Parti ve Gülen hareketinin bölge üzerindeki planlarının iflası anlamına geldiÄŸi ÅŸeklinde yorumlayan Bayık, sözlerine ÅŸöyle devam etti: "Son zamanlardaki deÄŸerlendirmelerine gelince, tabii ÅŸimdiden kesin bir ÅŸey söylemek mümkün deÄŸil. Biz bir yönüyle bunun Kürdistan'da AKP ve Fetullahçıların iflas etmesi anlamına geldiÄŸini düÅŸünüyoruz. Hizbullahçılar herhalde bunu gördüler, bu alanı doldurmak için yeni bir hamle yapmak istiyorlar. Böyle deÄŸerlendirilebilir. Tabii ki bu deÄŸerlendirmemiz iyi niyetli bir deÄŸerlendirmedir. Ama daha farklı ÅŸeyler var mı, bunları bilemiyoruz. AKP ve Fetullahçılar Kürdistan'da etkisizleÅŸtikten sonra, derin devletin ve farklı güçlerin Kürt Özgürlük Hareketi'ne karşı yeni bir mücadele aracı gibi kullanmak istemeleri ve yönlendirmeleri söz konusu olabilir mi? Bunun için ÅŸimdiden bir ÅŸey söyleyemeyiz. Bizim ÅŸu anda söylemek istediÄŸimiz ÅŸudur: GeçmiÅŸten çıkarılan derslerle özeleÅŸtiri temelinde doÄŸru bir yaklaşım içinde olunmalıdır. Biz kimseyle çatışmaya girmeyeceÄŸiz deniliyor. Bu deÄŸerlendirme olumludur. Buna baÄŸlı kalınması gerekiyor. Hiçbir biçimde herhangi bir kışkırtma ve yönlendirmeyle Kürt halkı ve Kürt Özgürlük Hareketi’yle karşı karşıya gelecek bir tutum içine girmemeleri gerekiyor. EÄŸer yeni bir dönem baÅŸlatacaklarsa, bu söylemlerine baÄŸlı kalmaları önemlidir."
"KAN DAVASINA DÖNÜÅžTÜRME YAKLAÅžIMI İÇİNDE DEĞİLİZ"
Bayık, PKK tabanına da üstü kapalı seslenerek, "Bizim Hizbullah’a karşı herhangi bir tutum alma, karşı karşıya gelme, gerilim, çekiÅŸme ve çatışma içine girme gibi bir yaklaşımımız yoktur. GeçmiÅŸte çok derin acılar, ağır bedeller olmasına raÄŸmen, yine de bunu bir kan davasına dönüÅŸtürme gibi bir yaklaşım içinde deÄŸiliz. Bizim için önemli olan halkımızın özgürlüÄŸü ve çıkarlarıdır. Böyle yaklaşım gösteririz. EÄŸer herhangi bir yönlendirme ile hareketimize ve halkımıza karşı olumsuz bir duruma girilmezse, bizim tarafımızdan böyle bir yaklaşım içine girilmesi söz konusu olamaz. Hatta son manifestoda Kürt sorununa karşı bir duyarlılık da ortaya koyuyorlar. Biz isteriz ki Türkiye'nin demokratikleÅŸmesi ve Kürt sorununun çözümünde bu duyarlılığın bir katkısı olsun. Türk devletinin ÅŸimdiye kadar dini kullanarak Kürtlerin hakları, hukukları ve taleplerinden vazgeçirme politikasına karşı bir duruÅŸ ortaya konulsun. Åžimdiye kadar AKP, AKP öncesindeki gelenek, birçok çevre güya Kürt halkının dini duygularını kullanarak Kürtleri sistem içinde tutma, Kürtler üzerindeki siyasi egemenlik ve kültürel soykırım politikasını bu aracı kullanarak tamamlama stratejisi güttüler. Bunu her zaman halkımızın özgürlük ve demokrasi taleplerine karşı kullandılar. Bu açıdan halkımızın inançlarının halkımızın talepleriyle karşı karşıya getirilmesi politikasına karşı çıkılmasını deÄŸerli buluruz." dedi.
"ÜMMET KARDEÅžLİĞİ OLACAKSA, KÜRTLERİN HAKLARI TANINMALI"
"EÄŸer bir ümmet kardeÅŸliÄŸi olacaksa, bu kardeÅŸlik Kürtlerin haklarını tanıma temelinde olabilir. İslam’da gerçek ümmet kardeÅŸliÄŸi böyledir." deÄŸerlendirmesini sürdüren Bayık, "Yoksa bir kardeÅŸin haklarını tanımamak, diÄŸerlerinin bütün haklarını tanımak ve bunu da ümmet kardeÅŸliÄŸi olarak göstermek doÄŸru deÄŸildir. Biz bu açıdan gerçekten İslami vicdanın ve ümmet kardeÅŸliÄŸinin Kürt sorununun çözümüne katkıda bulunacağına inanıyoruz. İslam’ın deÄŸerlerine de, kültürel İslam’a da kesinlikle deÄŸer biçiyoruz. Kültürel İslam’ın sadece Kürtler deÄŸil, bütün OrtadoÄŸu halkları açısından önemli bir deÄŸer olduÄŸunu biliyoruz. Ancak bu deÄŸerlerin halkımızın özgürlük ve demokrasi taleplerinden vazgeçmesi biçiminde kullanılması gerçeÄŸi vardır. Devlet ÅŸimdiye kadar bunu kullanmıştır. Hizbullah devletin bunu kullanması karşısında doÄŸru tutum takınırsa, bu gerçekten Kürtler açısından çok önemli bir tutum olur. Kürtlerin özgürlük ve demokrasi mücadelesinde önemli bir yer tutar. Hem Kürt halkının birliÄŸinin saÄŸlanmasında hem de Türk devletinin Kürt sorununun çözümsüzlüÄŸündeki ısrarının kırılmasında etkisi olabilir. Bu yönüyle negatif yaklaÅŸmak istemiyoruz." diyerek manifestonun içeriÄŸiyle ilgili herhangi bir eleÅŸtirilerinin olmadığını ortaya koydu.
Bayık, manifestoyla ilgili deÄŸerlendirmesi ÅŸu sözlerle son verdi: "Esas olarak Kürt sorununun demokratik çözümünün yaklaÅŸtığı dönemde herkesin sorumlu yaklaÅŸmasını önemli görüyoruz. Sorumlu yaklaşıldığı taktirde bunun hem halkımız hem de Türkiye halkları açısından olumlu olacağını biliyoruz. Çünkü ÅŸimdiye kadar halkımızın dini duyguları Kürt sorununun çözümüne engel çıkarmak için, Kürtler üzerindeki siyasi egemenlik ve kültürel soykırımda bir araç olarak kullanıldı. Son yıllarda halkımız bu konuda önemli bilinç kazandı. Halkımız artık devletin dini deÄŸerleri Kürtlerin temel demokrasi ve özgürlük taleplerine karşı kullanmasını kabul etmiyor. Artık bu oyuna gelmiyor. Bu açıdan halkımızdaki bu uyanışın, bu yaklaşımın Hizbullah’ın manifestosuna yansımasını anlamlı buluyoruz. Bu konuda doÄŸru tutum takınılırsa, Türk devletinin Kürt sorununu çözümsüz bırakma ısrarındaki en temel etken de ortadan kaldırılmış olur. Bu yönüyle biz geçmiÅŸteki durumu dikkate alarak, bundan sonra daha sorumlu yaklaşılmasını bekliyoruz."
hurseda.net
KoÅŸuyolu Failleri Gizleniyormu
Koşuyolu davası sanıklarından kamuoyuna açıklama geldi.
Sayın Hayrunnisa Hanım “içiniz
Marmara İnsani Hak ve Özgürlükler Platformu İstanbul`da yaptığı kitlesel basın açıklamasıy
İşadamlarının yeşil pasaportu o
Gümrük ve Ticaret Bakanı Yazıcı, belirli bir iş hacmine sahip işadamlarının yeşil pasaport
`Mustazaf-Der`in Niçin Kapatıld
Van Peygamber Sevdalıları Platformunun düzenlediği ve adeta mitinge havasında geçen basın
KoÅŸuyolu Failleri Gizleniyormu
Koşuyolu davası sanıklarından kamuoyuna açıklama geldi.
Sağlık çalışanlarına ek ödeme m
Sağlık çalışanları ek ödemelerini maaşlarıyla birlikte alacaklar.
