Kudüs müftüsü okudu, Ortadoğu`da tansiyon yükseldi.
Kudüs Müftüsü Şeyh Muhammed Hüseyin, El Fetih örgütünün 47. yıldönümünde Hazreti Peygamber`in kıyamet alametleriyle ilgili bir hadis-i şerifini okudu.
Müftü, "Müslümanlar Yahudilerle savaÅŸmadıkça kıyamet kopmaz.Müslümanlar Onlarla savaşıp Öldürecekler.Hatta Yahudi bir Taşın ve aÄŸacın arkasına saklanıp gizlenecek taÅŸ ya da aÄŸaç ÅŸöyle seslencek Ey Müslüman Ey ALLAH`ın Kulu iÅŸte Yahudi arkamdadır gel onu Öldür! Garkad adındaki aÄŸaç müstesna. Çünkü o Yahudilerin aÄŸacıdır" dedi. israil yönetimi müftünün okuduÄŸu hadise büyük tepki gösterdi.
israil Altyapı Bakanı Kudüs Müftüsünün yahudilere ölüm çaÄŸrısı yaptığını iddia etti. israil medyası da, müftüyü Filistinlileri ırkçı saldırılara teÅŸvik etmekle suçladı. Suçlamalar karşısında Filistinli müftü, "ben kimseyi öldürün diye bir konuÅŸma yapmadım, benim konuÅŸmamda kimseye öldürün çaÄŸrısı da yoktu, ben sadece kıyamet alametiyle ilgili Hazret Peygamber`in bir sözünü aktardım" yanıtını verdi. Müftü ayrıca "israil yönetimi ve israil medyası, beni tamamen yanlış yönlendirmelerle suçlamaktadır" dedi.
İşte Yahudileri korkutan Hadis-i Şerif ve Gargad Ağacı

OrtadoÄŸu’daki geliÅŸmeleri yakından izleyen, baÅŸta İsrail olmak üzere bölge ülkelerine sık sık gelip giden ve bu coÄŸrafyanın tarihsel sürecine iliÅŸkin çok sayıda yayını bulunan tarih profesörü bir dostum bana önceki gün; “Yahudiler İsrail’de en çok hangi aÄŸacı dikiyorlar ve bunun sebebi nedir biliyor musunuz?” diye sordu.
Kendisine, özellikle tarım konusunda İsraillilerin dünyanın en önemli araÅŸtırmalarına imza attıklarını biliyorum ama bir aÄŸaca karşı özel ilgileri olup olmadığı konusunda bilgi sahibi deÄŸilim dedim. İsrail’e de ÅŸimdiye kadar hiç gitmediÄŸimi söyledim. Kısacası sorunun cevabı bende yoktu.
VerdiÄŸi cevap çok ilginç oldu. Yahudilerin İsrail’de en çok diktikleri aÄŸacın gargat aÄŸacı olduÄŸunu, bunun nedeninin ise bir hadis- i ÅŸeriften kaynaklandığını söyledi. “Yahudiler hadis-i ÅŸeriflere itibar ediyorlar mı ki” dedim. Etmiyorlar ama yine de içleri rahat deÄŸil. Tedbiren de olsa yine de bu aÄŸacı dikmekten geri kalmıyorlar dedi. Sonra Peygamber Efendimizin konuyla ilgili bir hadis-i ÅŸerifini okudu.
Tarihçi dostumun yanından ayrıldıktan sonra bu hadis-i ÅŸerifi kaynaklarıyla birlikte sizlerle paylaÅŸmak üzere kütüphanemdeki kitaplardan aradım buldum.
İlginçtir, hadis-i ÅŸerif daha çok kıyamet alametlerinin zikredildiÄŸi bölümlerde geçiyor. Kaynaklarda kıyamet alametleri sıralanırken, fitnenin artması, Yahudilerin Müslümanlara yönelik taÅŸkınlık ve zulmü inanılmaz boyutlara varınca, sabır sınırı taşıp artık bu zulme bir dur demek isteyen Müslümanların kendilerini bulup cezalandırmasından çekinen Yahudilerin bulabildikleri her yere kaçıp saklanacağından söz ediliyor.
Hadis-i Åžerif’te, Yahudilerin taÅŸların ve aÄŸaçların bile arkasına saklanacağı, buna karşın Gargat aÄŸacından baÅŸka bütün taÅŸ ve aÄŸaçların: “Ey Müslüman, Ey Allahın kulu, Yahudi arkamdadır, gel onu öldür” diyeceÄŸi ifade ediliyor. (Buhârî, Tecrid, IX, 73; Tirmizî, Birr, 25; Fiten, 2; et-Tâc, I, 25).
Bahsi geçen hadis-i ÅŸerif Sahih-i Müslim’de; “Öyle ki Yahudiler taÅŸların ve aÄŸaçların arkasına saklanacak ama aÄŸaç ve taÅŸ dile gelerek ‘Ya Müslim! Ey Allah`ın kulu! Gel, bak benim arkamda Yahudi var, buraya gizlendi, benim arkamda, gel onu cezalandır. diyecek. Sadece ‘gargat’ aÄŸacı bunu söylemeyecek çünkü o Yahudi aÄŸacıdır” buyuruluyor. (Kitab-ul Fiten H. 2239).
Gargat agacı
Bu kadar yalın bir gerçeklikle ifade edilen hadis-i ÅŸerif üzerinde ayrıca bir yorumda bulunma ihtiyacı duymuyorum. Her ÅŸey gayet açık ortada
Fakat izniniz olursa Gazze’de yaÅŸanan son vahÅŸet görüntülerinden de yola çıkarak hadis-i ÅŸerifin son cümlesinin altını bir kez daha çizmek istiyorum. Ne buyuruyor Peygamber Efendimiz; “
AÄŸaç ve taÅŸ dile gelerek, Ey Müslüman, gel, bak benim arkamda Yahudi var, buraya gizlendi, benim arkamda, gel onu cezalandır” diyecek.
Demek ki Yahudilerin artık haddi iyice aÅŸmış zulmüne tanıklık etmek aÄŸaçların ve taÅŸların bile deyim yerindeyse canına öyle bir tak edecek ki, sabırları taÅŸacak ve ihbarda bulunmak üzere dile gelecekler.
Hadis-i Åžerif temel kaynaklarda böyle geçiyor. Birileri rahatsız olacak diye lafı eÄŸip bükecek deÄŸiliz. Peygamber Efendimiz söylüyorsa El Hak doÄŸrudur.
Nitekim Yahudiler de yaptıkları iÅŸin sonunun nereye varacağını ve tarihteki örneklerinde de görüldüÄŸü gibi hep böyle sürüp gitmesinin mümkün olmayacağının az da olsa farkında olmalılar ki, hadis-i ÅŸerifte “
sadece o aÄŸaç söylemeyecek” denilen gargat aÄŸacını tarih profesörünün tespitiyle ülkenin her yanına dikmekten geri kalmıyorlar. İsrailliler her yana bu aÄŸaçtan dikeceklerine zulme son verseler daha iyi olur. O zaman muhakkak ki daha güvende olacaklardır. Bu iÅŸ hep böyle gitmez. Tarih bunun örnekleriyle dolu.
Tüm dünya tepkili
Siz bakmayın İsrail’in Gazze’de yaptığı katliamların sadece İslam dünyasında tepki oluÅŸturmuÅŸ gibi bir görüntü ortaya koyduÄŸuna İsrail’in yıllar yılı bölgede uyguladığı ölçüsüz ÅŸiddet ve tarih boyu yapıp edegeldikleri fenalıklar tüm dünya ülkelerinde gizliden gizliye öylesine derin bir nefretin oluÅŸmasına zemin hazırladı ki, yabancılarla konu üzerinde biraz konuÅŸmaya baÅŸladığınızda hemen fark ediyorsunuz bunu. Kaldı ki dinsel öÄŸretileri ve tarihsel tecrübeleri de buna uygun. Yahudilerin günümüzdeki tutum ve davranışları da bu acıları tazeleyecek türden. Burada ayıplanacak olan durum nefret duymak deÄŸil, nefrete neden olacak eylem ve davranışlara göstere göstere zemin hazırlamamaktır.
Dünyanın önde gelen medya kuruluÅŸları ve ajansları büyük ölçüde Yahudi sermayesinin kontrolünde olduÄŸu için, hükümetler aleyhlerine kampanya yürütülmesin, yıpratılmasınlar diye tepki göstermekte tutuk davranıyorlar. Kısacası, dünyanın gözleri önünde cereyan eden zulme karşı dünya kamuoyunda oluÅŸan nefret henüz kitle iletiÅŸim araçları vasıtasıyla beklendiÄŸi ölçüde dillendirilmeye baÅŸlanmadı. Fanusun kapağı bir açılmaya görsün, dalga hızla büyüyecek ve zulme karşı kitlelerde oluÅŸan nefret daha rahat gözlemlenebilecektir. Kaldı ki bu tür açık bir zulme karşı tepkili olmak için din olarak sadece İslam’a mensup olmak gerekmiyor. İnsanlık duygularını kaybetmemek yeterlidir.
Yazının başında yer verdiÄŸimiz hadis-i ÅŸerifin vermek istediÄŸi mesajı, Gazze’de yaÅŸanan vahÅŸet karşısında ruhlarda oluÅŸan kabarmayı hissedince daha rahat algılayabiliyoruz. Savaşın bile adabı vardır. Bu kadar mı gaddar olur bir insan?
Yazımızı İsra süresinden konuyla ilgili bir ayetle sonlandıralım:
“
Kitapta İsrailoÄŸulları’na ÅŸu hükmü verdik: “Muhakkak siz yer(yüzün) de iki defa (iktidar olup) bozgunculuk çıkaracaksınız ve muhakkak büyük bir kibirleniÅŸ-yükseliÅŸle kibirlenecek-yükseleceksiniz. Ve nitekim o iki vaadden ilkinin zamanı geldiÄŸinde, son derece zorlu ve güçlü kullarımızı üzerinize gönderdik de (sizi) evlerin aralarına kadar girip araÅŸtırdılar. Bu, yerine getirilmesi gereken bir sözdü ve gerçekleÅŸti” (İsra, 4-5)
Prof. Dr. Osman ÖZSOY.