İslam Dünyasındaki Milliyetçiliğin Kaynağı - 6 - Sağlık - LİVE HABER Tarafsız İlkeli Haber

İslam Dünyasındaki Milliyetçiliğin Kaynağı - 6

İslam Dünyasındaki Milliyetçiliğin Kaynağı - 6
  • 21.02.2012 / 14:03
  • SaÄŸlık
  • Bu Habere Yorum Yapıldı
  • Bu Haber 46 Kez OkunmuÅŸtur.
  • İslam dünyasındaki modern kötülüğün her aÅŸaması ve her coÄŸrafik noktası karşımıza İttihat ve Terakki`nin Masonik iliÅŸkilerini çıkarıyor.
    Ahmet Yılmaz / Analiz   19.yüzyılın sonunda İstanbul, İslam dünyasının siyasi baÅŸkentiydi. O dönemde İran dahil, İslam dünyasının her noktasındaki kiÅŸilerin yolu bir ÅŸekilde İstanbul’a düşüyordu. İstanbul’da Hacdan dönen bir Müslüman Özbek kafilesini II. Abdülhamid’le görüşmek için beklerken görmek mümkün  olduÄŸu gibi Batılı Masonlarla görüşmek için Tahran’dan gelen bir heyetle de karşılaÅŸmak mümkündü.   İslam dünyasını iÅŸgal etmek isteyen güçler, operasyonlarını yürütmek için bu ÅŸehrin merkezî konumundan yararlandılar. İttihat ve Terakki’nin milliyetçi, mason, aldatılmış kadrolarını her zaman kendilerine hizmete hazır buldular ve onları bir maÅŸa gibi kullandılar.
    İSTANBUL’UN ARAP MİLLİYETÇİLİĞİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ Modern Arap milliyetçiliÄŸinin oluÅŸtuÄŸu sürecin ilk dönemi, II. Abdülhamid dönemine denk geliyor. II. Abdülhamid Dönemi, Osmanlı’nın Batı tipi okullaÅŸma, telgraf ve demiryolları üzerinden merkezileÅŸmeyi taÅŸra aleyhine geliÅŸtirdiÄŸi dönemdir.   II. Abdülhamid’in amacı, Osmanlı İmparatorluÄŸu etrafında İttihad-ı İslam’ı (İslam BirliÄŸini) gerçekleÅŸtirmekti. Oysa bunu saÄŸlayacak kadrolardan yoksundu. İktidarı, bürokrasisi gizli veya kendisine piÅŸmanlık bildiren İttihat ve Terakkicilerin elindeydi. Kendisi de belki imkânsızlıktan, belki tehlikeyi görememekten, piÅŸmanlık bildiren her ittihatçıyı önemli makamlara getiriyordu. O gün ona ve politikalarına düşmanlık yapan, yarın Maarif Nezareti’nin (Milli EÄŸitim Bakanlığı’nın) en önemli makamına gelebiliyordu.   II.Abdülhamid’den önce Arabistan yarımadasında 40 civarında modern ortaokul (Rüşdiye) varken bu sayı onun döneminde iki katına çıktı. Ayrıca bölgede, çoÄŸu Halep-Beyrut civarında olmak üzere 20’ye yakın modern lise (idadi) de açıldı. İddialara göre, saraya yerleÅŸen Macar Yahudisi Vambery, II. Abdülhamid’e Arabistan’daki modern okullarda Türkçeyi öne çıkarmasını tavsiye ediyordu. Sultanın amacı da Türkçe üzerinden ülkedeki haberleÅŸmeyi ve birliÄŸi saÄŸlamaktı. Esasen modern okullarda Arapça ve Farsça dersleri de önemli bir yer tutuyor. Ancak Arap Müslümanlar, çocuklarına Türkçenin öğretilmesinden rahatsız olmamakla beraber kendi bölgelerinde eÄŸitim-öğretimde ana dilin Arapça olmasını istiyordu. Bu, bir orta yoldu ve sultanın “birlik amacı için yeterli”ydi. Ama bütün müracaatlara raÄŸmen saray, Arabistan okullarında bu deÄŸiÅŸikliÄŸe yanaÅŸmadı. BirliÄŸi saÄŸlamak için baÅŸvurulan bir araç, baskıcı-bölücü bir araca dönüştü. Okullara yerleÅŸen İttihatçı öğretmenler, bu baskıcı ve bölücü unsuru en uç noktada hissettirdi.   Eskiden Osmanlı’nın varlığını hissetmeyen Araplar, telgrafla gelen emirler ve trenle bölgeye hızla ulaÅŸan askerler-memurlar üzerinden devletle her gün yüz yüze geliyordu. Hizmet götüren bir devlet, haberleÅŸme ve ulaşımla güçlenirken, vergi toplayan bir devlet sadece baskısını hissettirir. Mim Kemal Öke gibi Abdülhamid yanlısı bir yazar bile, Filistinlilerin vergi ödemek için tarlalarını Yahudilere satmak zorunda kaldığını söylüyor. EÄŸitim için toplanan gelirlerin bile tam yarısı İstanbul’a aktarılıyor. (1)   Demiryolları inÅŸa edilirken köylüler angarya çalıştırılıyor. Angaryaya katılmayanlar İttihatçı paÅŸalar tarafından kurÅŸuna diziliyordu...   İttihatçılar, Arap halkına zulmederek Öğretmen olarak atandıkları okullarda BatılılaÅŸmayı öğrencilere aşılayarak Mason localarını güçlendirerek milliyetçiliÄŸi yaydılar. Ancak, onların milliyetçilikle ilgili çalışmaları bununla sınırlı deÄŸildi.   Kendisi de bir milliyetçi olan Mim Kemal Öke’ye göre Mithat PaÅŸa ve onun yolunda olanlar, Mason locaları üzerinden bizzat Arap milliyetçilerini yetiÅŸtirdiler. İki kesimin ortak bir hedefi vardı: II. Abdülhamid’i devirmek. Asıl mesele bu iliÅŸkinin bu ortak hedefle sınırlı olup olmadığıdır. DiÄŸer bir deyiÅŸle, onları birbirine baÄŸlayan bu ortak hedef miydi, yoksa aynı locaya baÄŸlı olduklarından mı bu ortak hedefte buluÅŸmuÅŸlardı?   Gerek İttihatçıların gerek Suriye kıyıları Hristiyan Arap milliyetçilerinin Fransız sevdası ve Fransa’yla doÄŸrudan bağı bugün büyük ölçüde deÅŸifre olmuÅŸ durumda.   MilliyetçiliÄŸin en büyük tetikleyicisi (ortam hazırlayıcısı), bir kavmin ortak maÄŸduriyetidir. İttihatçıların, bu maÄŸduriyeti oluÅŸturma aÅŸamasında görev aldığı, dün yaÅŸanmış gibi tarih sayfalarında kayıtlıdır. Buna göre onlar maÄŸduriyet oluÅŸturuyordu. Fransa güdümündeki Hrıstiyan milliyetçiler de toplumda maÄŸduriyete karşı bir “farkındalık” oluÅŸturuyor; ikinci unsuru  tamamlıyor  ardından bir kurtuluÅŸ yolu da göstererek milliyetçiliÄŸin bütün unsurlarını yerine oturtuyordu.
    Birinci unsur: Arap halkı maÄŸdurdur.   İkinci unsur: Ey Arap halkı uyuma, maÄŸduriyetinin farkında ol. Irk baÄŸlılığını tercih ederek Hrıstiyan ırkdaÅŸlarınla beraber, BatılılaÅŸmaya razı olman ve baÅŸta Fransa olmak üzere Batı devletleriyle iÅŸbirliÄŸine açık olmandır. Bunu kabul edersen dininden olmayacaksın, dinine biz de saygı duyacağız ve üstelik bu zulümden kurlutup ülken, Fransa gibi müreffeh olacak. Çalışmanın özeti buydu. Yine Mim Kemal Öke, Kevakibi ile Mizancı Murat arasında doÄŸrudan bir iliÅŸkiden söz ediyor. Kevakibi, ünlü bir Arap hatibidir. Hamid İnayet’e göre onun BatılılaÅŸmaya çağıran milliyetçi sesinden (Arapça sayesinde) çok sayıda İranlı da etkilenmiÅŸ ve bu İran okumuÅŸları, onun sayesinde ulusalcı bir çizgiye yerleÅŸmiÅŸtir.   Mizancı Murat kim? İttihatçılarla iÅŸbirliÄŸi içinde olan katı bir Fransız hayranı edebiyatçı.(2)    Mim Kemal Öke’nin iddiasına göre Kevakibi’nin “Arap halifeliÄŸi” teorisi de Mizancı Murat’ın eseri...   Öyle grift bir iliÅŸki ağı var ki... Kevakibi, Arap milliyetçisi... İttihatçılarla iÅŸbirliÄŸi içinde... İttihatçılar, önce gizli, sonra açıktan Arap milliyetçisi ama köken olarak Yeni Osmanlılara dayandıklarından Fransızların adamı... Arap milliyetçileri, bağımsızlıklarını kimden almak istiyor? Osmanlılardan... İttihatçılar da Osmanlı’nın önce bürokratı, Abdülhamid sonrasında ise tek hakimi... Batılılar, tek kelimeyle maymun oynatıyor.   İttihatçıların en büyük tahribatı ise iktidara gidip milliyetçi yüzlerini açığa vurmalarından sonra oldu. Arnavut ittihatçılar, hemen ayrıldı ve Arnavutluk’u bugüne kadar devam eden felaketin içine sürükledi. I. Dünya Savaşı sürecinde ise Arap İttihatçılar ayrıldı ve milliyetçi partilerin silahlı kanadını oluÅŸturdu. O ittihatçı subayların ordu kuruluÅŸunda görev aldığı Suriye ve Irak, askeri ihtilaller yüzünden hiçbir zaman huzur bulmadı. Türkiye’deki askeri ihtilallerin de hep aynı ittihatçı geleneÄŸe baÄŸlandığı düşünülürse tahribatın boyutları daha da ortaya çıkacaktır.   Åžunu da belirtmek gerekir ki Arap halkının çoÄŸunluÄŸu hiçbir zaman onlara uymadı. Türk halkı onlara uymadığı gibi... Kim ne derse desin bugün İslam dünyasında halklar arasında hala güçlü bir kardeÅŸlik bağı vardır ve bu baÄŸ her savaÅŸta, her felakette varlığını göstermektedir. (3)
    İRAN MİLLİYETÇİLİĞİNİN DOÄžUÅžU Hamid İnayet, “Müslüman ulusların her birinin, Avrupalıları taklit ederek ayrı bir yola gittikleri I. dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupaî ÅŸekliyle ulusçuluÄŸa yöneliÅŸ, İranlıların da seçkin bir meÅŸrebi durumuna geldi” dese de onun bu iddiada bulunması BatılılaÅŸma ile milliyetçilik arasında hiçbir fark görmemesidir. (oysa İslam dünyasında ilk dönem Avrupaî milliyetçiliÄŸi istisnasız Batıcı ise de her Batıcı, milliyetçi deÄŸildir.)   Yine Hamid İnayet Batıcı Arap milliyetçisi Kevakibi’nin “Tabâyiul-İstibdâd” adlı eserinin Abdülhüseyin Kaçar tarafından hicri (Kemeri) 1325’te Farsçaya çevrildiÄŸini ve İran meÅŸrutiyetçilerinin ondan etkilendiÄŸini yazar.   Kevakibi’nin ittihatçılarla iliÅŸkisini daha önce belirtmiÅŸtik. Onun bu kitabı ise Fransız düşünür Montesquieu’nun “Kanunların Ruhu” adlı eserinden çalınmadır. (En azından bazı bölümleri bu eserden alınmış.) Ya diÄŸer bölümleri onlar da düşünür Alfier’den alınmış. Kevakibi kendi mi Alfier’yi okumuÅŸ? Hayır... Bir ittihatçı Türk, 1897’de Alfier’inin kitabını Türkçeye çevirmiÅŸ. Kevakibi, ona ayet ekleyerek Arap okuyucusunun etkileneceÄŸi biçime sokmuÅŸ. İranlı da onu Farsçaya çevirmiÅŸ. Dikkat edilirse Batıcı milliyetçilikte bütün yollar, ittihatçılara ve dolayısıyla Fransa’ya çıkmaktadır.   Ama İran milliyetçiliÄŸi konusunda bundan daha ilginç bir isim var. Onu okuduÄŸunuzda karşınızda klasik bir ilk dönem Arap veya Türk milliyetçisini bulabilirsiniz. Onu ister kendisine Ebu Nezzar diyen Yahudi ama sözde Arap milliyetçisi Yakup Sannu’ya benzetin, ister kendisine Munis Tekinalp diyen sözde Türk milliyetçisi Moiz Kohen’e...
    MİRZA MALKUM HAN Bir Ermeni ailenin oÄŸlu... Babası Mirza Yakup İsfahanî, genç yaÅŸta Avrupa ülkelerine gitmiÅŸ; Fransızca ve Rusça öğrenmiÅŸ. Rus araÅŸtırmacılarla birlikte Orta Asya araÅŸtırmalarına katılmış. Kendisinin (İttihatçıların da adeta taptığı) Fransız düşünür J.J. Rouseau ile akraba olduÄŸunu iddia etmiÅŸtir.   Mirza Yakup, Müslüman olduÄŸunu iddia ettiyse de oÄŸlu Malkum’u Paris’teki Ermeni Manastırına kaydettirmiÅŸ; Malkum Han, ilk ve orta tahsilini o manastırda almış.   Fransız terbiyesi ile büyüyen Malkum, Fransız düşünür Comte`ye hayran olmuÅŸ, onun fikirlerini seslendirmiÅŸ, İran’a dönüşünde İstanbul’daki pek çok ittihatçı gibi tercüme odası’nda iÅŸe baÅŸlamıştır.   Yine İttihatçılar gibi (ama İran’da) Darülfünun (üniversite)’da etkin bir göreve getirilmiÅŸ; böylece modern İran eÄŸitimi üzerinde etkili olma imkânı bulmuÅŸ. İran’ı yönetecek kadroların öğretmeni olmuÅŸ.   1860’ta İran’da ilk Mason locası olan FeramuÅŸhane’yi kurmuÅŸ. 1865’te İstanbul’da iken Ayestafanos Ermeni kilisesi rahibi Arakliyan’ın kızı ile evlenmiÅŸ, nikahını da İran elçisinin itirazına raÄŸmen kilisede kıydırmıştır.   KurtuluÅŸu daima BatılılaÅŸmada gören Malkum Han’a göre Avrupa medeniyetine kayıtsız ÅŸartsız teslim olmak gerekir; İran, Avrupa’nın siyasi ve iktisadi kurumlarını olduÄŸu gibi kabul etmelidir.   Bu düşünceyle İttihatçılarla aynı noktada olan Malkum, Tanzimatçı Fuat PaÅŸa’nın vasiyetini “Tercüme-i Vasiyetname-i Fuad PaÅŸa” adı altında Farsçaya çevirecek kadar onlara yakındır. İstanbul’u ve Osmanlı’yı yakından izleyen Malkum “Mürur-u Türkman (Türkmenlerin GeçmiÅŸi)” diye bir kitap da kaleme almış. Bu ilginç kimlikli adam İran’da Batıcılığın, dolayısıyla ulusalcılığın, öncüleri arasındadır. İlk İran Batıcılarının zihin taÅŸları onun ustalığının ürünüdür. İslam dünyasına yazık olmuÅŸ doÄŸrusu...   Batılı anlamda geliÅŸkin bir İran milliyetçiliÄŸinden söz etmek zordur: Çünkü İran, milliyetçi eÄŸilimlerini mezhebi duruÅŸu içine sindirmiÅŸti ama ondan da öte İran’da milliyetçilik için iki temel maÄŸduriyet söz konusu deÄŸildir: 1. Siyasi maÄŸduriyet 2.Kültürel maÄŸduriyet   İran, Safevilerden bu yana siyasi bağımsızlığa sahiptir. İran dili Farsça ise Farsların nüfuslarıyla orantılı olmayan bir etki alanına sahiptir. Farsça yakın bir döneme kadar Hindistan, Afganistan, Tacikistan gibi ülkelerde resmi dildi. Osmanlı’nn da edebi diliydi. İttihatçıların döneminde bile Osmanlı okulları, haftada birkaç saat Farsça eÄŸitimi vermiÅŸlerdir.İran’da milliyetçilik, Batıcı ulusalcılıktan farklı olarak, daha çok bir kısım ulemanın emperyalizme karşı tavrı olarak geliÅŸti. Bu daha çok İslami bir duruÅŸtu. Ancak devrimden sonra bile bu duruÅŸta “İrancılık” ve “Farsçacılık” çok yoÄŸun olduÄŸundan bugün bile İran’da fitneye yol açan yanları vardır. İran kürtleri, Belluciler gibi topluluklar Farsçacılığın kendi dillerinin kendi bölgelerindeki üniversitelerde öğretim dili yapılmasını engellediÄŸini düşünüyorlar. Bu MilliyetçiliÄŸin azı bile sorunlara ve baskıya yol açabiliyor.   Devam edecek...  
      Dipnot 1 II. Abdülhamid Dönemi EÄŸitim Sistemi, Doç.Dr. Bayram Kodaman 2 Kürtlerde İslam’i KimliÄŸin GeliÅŸmesi, Abdulkadir Turan, “Haçsız kilisesiz Hristiyanlık” bölümü 3 Bu konuda daha önce bu sayfada yayımlanan “Arkadan vurulduk yalanı” yazı dizisini yeniden okuyabilirsiniz. Not: Bu yazıdaki bilgiler, kesinlikle Türk yazarlardan alınma deÄŸildir. Burada anlatılanları modern Arap milliyetçiliÄŸini anlatan kitaplarda kolaylıkla bulabilirsiniz. Dolayısıyla olayın özü garip ise de bilgiler bilinme açısından garip deÄŸildir.      


    Kaynak :
    PAYLAÅž
    Bu Habere Oy Verin
    Bu Haber Henüz Oylanmamış

    Video galeri

    Tüm Videolar

    Benzer Haberler

    Yazarlar
    Video Galeri
  • "Kapatma Kararı Haksız, Hukuksu
    Batman Bilge Der yaptığı basın açıklamasıyla Mustazaf Der'in kapatılma kararını kınadı. A
  • İrana 104 yıl sonra piyango vur
    İran, bir asırdan fazla zaman sonra ilk kez Hazar Denizinde petrol buldu
  • ErdoÄŸan ve TopbaÅŸ`ın Yakınları
    Aziz Yıldırım`ın gene başkan seçildiği Fenerbahçe`nin yeni yönetimine Kadir Topbaş`ın oğlu
  • Çikolatanın İçine Neler Katmamı
    Gıda hilecileri şekerlemelerin tadını kaçırdı: Çikolataya hayvan yemi, şekerlere de teksti
  • Taraktan zurnayla mehteran takı
    Vanlı öğrenciler müzikle temizleyelim kampanyasıyla öğrenciler, atık malzemelerden müzik a
  • Kayseride uyuÅŸturucu operasyonu
    Kayseride polisin dur ihtarına uymayarak kaçan otomobilden 18 kilo uyuşturucu çıktı
  • Bizi sosyal aÄŸlardan takip edin
    Yerel haberler
  • Haberler
  • Teknoloji
  • Gündem
  • Yerel haberler
  • Haberler
  • Teknoloji
  • Gündem
  • Yerel haberler
  • Haberler
  • Teknoloji
  • Gündem
  • Yerel haberler
  • Haberler
  • Teknoloji
  • Gündem
  • Yerel haberler
  • Haberler
  • Teknoloji
  • Gündem
  • Yerel haberler
  • Haberler
  • Teknoloji
  • Gündem
  • AkÅŸam
  • Birgün
  • Bugün
  • Cumhuriyet
  • Dünya
  • Fanatik
  • Fotomaç
  • GüneÅŸ
  • Habertürk
  • Milli Gazete
  • Milliyet
  • Posta
  • Radikal
  • Sabah
  • Sözcü