Faili meçhuller artık meçhul değil - Diyarbakır - LİVE HABER Tarafsız İlkeli Haber

Faili meçhuller artık meçhul değil

Faili meçhuller artık meçhul değil
  • 22.02.2012 / 13:04
  • Diyarbakır
  • Bu Habere Yorum Yapıldı
  • Bu Haber 55 Kez OkunmuÅŸtur.
  • Türkiye faili meçhulleri tartışmaya baÅŸladığında bu günahın bir kısmının PKK'ya ait olduÄŸu ortaya çıktı.

    Belki daha vahimi ise devletin bir birimi olan JİTEM'le PKK'nın bazı cinayetleri ortak işlediği iddiası.

    Terörle mücadele veya Kürtlerin hakkını savunma adına büyük katliamlar gören topraklar, geçen günlerde ilginç bir olaya ÅŸahit oldu! Bingöl'ün Ilıcalar beldesinde düzenlenen operasyonda 9 terörist öldü, 2'si yaralandı, 1'i de teslim oldu. İlginç olan; teröristlerden 8'inin kendi el bombalarını patlatarak ölmesiydi. Çünkü güvenlik güçlerine teslim olmak istemeleri üzerine PKK'nın Erzurum sorumlusu ‘Peri-Mahir' kod adlı HaÅŸim Kaya (çatışmada öldü) kendilerini silahla tehdit etmiÅŸ ve el bombalarını patlattırarak intihar etmelerini saÄŸlamıştı.

    Aslında PKK'nın iç iÅŸlerini bilenler için bu durum hiç de ilginç sayılmaz. Zira PKK tarihi bundan çok daha acımasız infazlarla dolu. DoÄŸu ve GüneydoÄŸu'da yaÅŸanan faili meçhullerin öteden beri örgüt içi infazlarla paralel gittiÄŸini de daha önce yazdığımız dosyalarda (839. sayı) gündeme getirmiÅŸtik. Åžimdi konu gerek İbrahim Güçlü ve Kemal Burkay gibi Kürt aydınların cesur açıklamaları ile gerekse bazı itirafçıların-gizli tanıkların savcılara verdiÄŸi ifadelerle yeniden gündemde. Nitekim Güçlü geçen hafta Diyarbakır Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Osman CoÅŸkun'a PKK'nın ‘içerideki' cinayetleri hakkında bilgi verdi. Burkay'ın da İstanbul'daki savcılara aynı konuda bilgi vermesi bekleniyor.

    İstihbarat birimlerinin verilerine göre, PKK'nın ortaya çıktığı 1974 tarihinden bu yana 17 bin 500 kiÅŸi faili meçhul cinayete kurban gitti. Ancak daÄŸda da benzer olaylar yaÅŸandı. 1974'ten itibaren 10 bin kiÅŸi PKK tarafından infaz edildi. Halen KCK/PKK'nın sözde mahkemelerinde yargılanıp infaz edilenler var.

    Örgüt ve siyasi uzantısı BDP'nin (Barış ve Demokrasi Partisi) faili meçhullerin araÅŸtırılması konusundaki gevÅŸek duruÅŸunun arkasında da belki bu gerçekler var. Terör uzmanları, uzun zamandır örgütün JİTEM ile birlikte bölgede ve daÄŸda infazlar gerçekleÅŸtirdiÄŸini söylüyor. Bu, tanıklar tarafından da doÄŸrulanıyor. Mesela, Kürt ÅŸair-yazar Musa Anter'in JİTEM-PKK organizasyonu ile faili meçhule kurban gittiÄŸi ağırlık kazanıyor. Hikmet Fidan'ın Diyarbakır'da öldürülmesi JİTEM-PKK iÅŸbirliÄŸinin önemli infazlarından ya da ‘faili meçhullerinden' biriydi. Ama Fidan'a tetiÄŸi çeken PKK militanlarıydı.

    Ahmet R. adında eski bir örgüt mensubu JİTEM ile PKK'nın infaz ve faili meç huller konusunda ortak çalıştığını ÅŸöyle anlatıyor: “Biz JİTEM adı verilen ve bölgede terör estiren birimle zaman zaman ortak çalışırdık. Aylık, haftalık ve günlük infaz listeleri gelirdi. Kim bu ÅŸahısları nerde yakalarsa öldürecekti. Bu kiÅŸiler bazen evlerinden alınıp getirilip bize teslim edilir, biz daÄŸda onu infaz ederdik; bazen de biz alıp götürür JİTEM mensuplarına teslim ederdik ve onlar o ÅŸahsı öldürürdü. Bugün ölüm çukurları denilen yerlerin çoÄŸu PKK ve JİTEM'in ortak icraatlarının yürütüldüÄŸü yerlerdir.”

    Deniz Sözüer isimli bir örgüt mensubu da bir dönem JİTEM mensupları ve Mahmut Yıldırım ile PKK'nın nasıl çalıştığını anlatıyor. Yıllarca PKK içinde kaldıktan sonra örgütten kaçan ve ÅŸu an Kuzey Irak'ta yaÅŸayan Sözüer'in söyledikleri de ilginç: “PKK'ya bir özgürlük hareketi olarak girdik. Sayımız her geçen gün artıyordu. Ama bu sırada bölgede insanlar evlerinden alınıyor ve bir daha geri dönmüyorlardı. Biz bu kayıpları lehimize çevirmek için devleti suçluyorduk. Oysa o kiÅŸilere ait bilgileri JİTEM mensuplarına ve YeÅŸil'in ekibine biz veriyorduk. Hatta ortak operasyonlar yapıp insanları evlerinden alıp çukurlara gömüyorduk. DaÄŸda kurulan düzmece mahkemelerde insanları infaz ediyorduk. Aslında o kiÅŸileri daha çok iliÅŸkili olduÄŸumuz devlet yetkilileri söylüyor biz de infaz ediyorduk. Binlerce kiÅŸi bu ÅŸekilde öldürüldü. Aileler kayıp çocuklarını önce PKK'dan sormalı. Çünkü PKK'nın arÅŸivinde izlerine rastlamak mümkün. Hakkari, Cizre, Şırnak, Bitlis, Bingöl, Tunceli, Elazığ, Diyarbakır gibi yerlerde ve bazı ilçelerde resmî kuruluÅŸların bahçeleri kazılsa çok sayıda insan kemiÄŸi çıkar. 30 kiÅŸiyi biz Cizre Şırnak yolunun 15 kilometre ötesindeki vadiye gümdük.”

    Üst düzey yöneticilerin keyfî tutumlarıyla kurulan mahkemelerde alınan kararlar çerçevesinde uygulamaya konan idam ve infazların önemli bir kısmı da Bekaa Vadisi'ndeki kamplarda gerçekleÅŸtirildi. Bir dönem PKK'da yer alan Zeynel K. isimli ÅŸahıs Kandil'e gelmeden önce infazların Bekaa'daki kamplarda yapıldığının altını çiziyor: “GeçmiÅŸte çok idam cezaları verildi. Bugün Bekaa Vadisi'ndeki kampı kazsalar kemikler fışkırır. Burada Türkiye'den getirtilen kiÅŸililer infaz edilip gömülürdü. Sadece PKK mensubu olmak gerekmiyordu. Örgüte yardım etmeyenler de infaz ediliyordu. Bazen biz öldürülen kiÅŸilerin cesetlerini Türkiye'den taşıyıp daÄŸa getirir, oradaki çukurlara gömerdik. Biz ya da JİTEM öldürmüÅŸ olsun fark etmezdi, maksat onları ortadan kaybetmekti. Sadece bir seferde ben Hakurk Kampı'na 6 ceset götürdüm. Cizreli olduÄŸunu bildiÄŸim kiÅŸilere ait cesetlerdi.”

    Örgüt infaz kararlarını önce Lübnan'ın Bar Elias kenti civarındaki kampta (tavuk çiftliÄŸi olarak gösteriliyordu), sonra Hakurk yakınlarındaki Lolan Kampı'nda alıyordu. Alınan kararlar örgüt militanlarını kapsıyorsa infazlar hemen bu kamplarda gerçekleÅŸtiriliyordu. Åžimdi KCK için yer ve mekanın önemi yok. Diyarbakır, Hakkari, Kato Dağı veya Lolan Kampı infaz kararırın çıktığı yerler olabiliyor. Eski PKK'lılara göre, yargılama heyetindekilerin tümü APO'cu mantığın neferleri olmak zorunda. Çükü yargılama Öcalan'ın belirlediÄŸi ve örgütün hayat felsefesi haline getirdiÄŸi bazı görüÅŸlere ve sübjektif çizgiye göre yapılıyor. Bugüne kadar üst düzey yönetici olanlardan pek çok kiÅŸinin yargılama heyetinde yer aldığı belirtiliyor. Öcalan'a göre en çok savcılık yapan isimlerin başında Duran Kalkan ve Mustafa Karasu geliyor. Bunların dışında, Cemil Bayık, Ali Haydar Kaytan, Rıza Altun, Tekin Bozan, Bahoz Erdal, Nuriye Kesbir gibi isimler de yargılama yapmış ya da suçlanan militanlar hakkında verilen kararları onaylamış kiÅŸiler.

    Bayık 20 kişiyi infaz etti

    Örgütte iken yargılanan ya da duruma göre gardiyanlık, savcılık ve hakimlik yapanlar, örgütün insaf sınırlarını aÅŸan adaletine iliÅŸkin ilginç anekdotlar aktardı. Bunlardan biri Abdullah Öcalan'ın kardeÅŸi Osman Öcalan. Zeli Kampı'nda yöneticilik yaparken 300 militanın öldürülmesine yol açmakla suçlanan Öcalan, örgütü sivilleÅŸtirmek ve liberal çizgiye getirmeye çalışmakla suçlanıp hakkında ÅŸartlı idam kararı verildi. Bir mahkûm olarak Öcalan karşılaÅŸtığı durumları anlattı. Gardiyanlık yapan ise Åžükrü GülmüÅŸ. O da hücrelere atılan örgüt mensuplarına nasıl muamele yapıldığına iliÅŸkin bilgiler verdi. Ancak herkes Öcalan ve GülmüÅŸ kadar rahat konuÅŸamıyor. Özellikle Zaho, Duhok, Erbil ve Süleymaniye'de yaÅŸayan eski PKK'lılar. Bunlar hala örgütün kendilerini infaz etmesinden korkuyor. Öcalan'a göre, her kampta 3 ya da 5 kiÅŸiden oluÅŸan bir yargı heyeti oluÅŸturuluyor. Bunlar hiçbir hukukî düzenleme olmaksızın insanları yargılayabiliyor: “PKK'nın hiçbir zaman kalıcı ve kurumsallaÅŸmış bir yargı heyeti olmamıştır. Kampta bulunan ve örgütün çizgisini bilenler, kamp yöneticileri tarafından savcı ve hakim olarak atanır. Bunların hukuk bilip bilmemesi önemli deÄŸil. Zaten hüküm, örgütün genel anlayışına, sübjektif ve ideolojik eÄŸilimlere göre verilir. PKK'da istenilen af ya da idam edilebilir.” Duran Kalkan ile birlikte 3 savcı ve 5 hakimden oluÅŸan bir heyetin kendisinden hesap sorduÄŸunu belirten Osman Öcalan, ÅŸu çarpıcı bilgileri verdi: “PKK'nın yargılama usulleri ve yöntemleri ne otoriter ne faÅŸizan ne totaliter rejimlerde ne de diktatörlüklerde var. Bunlar insanları kafalarına göre yargılayıp idama mahkûm edebiliyor. Åžimdiye kadar pek çok kiÅŸiyi idam ettiler. ÖrneÄŸin 1997 kışında Cemil Bayık'ın sorumlu olduÄŸu Zap ve Garı kamplarında 20 kiÅŸi infaz edildi. Örgüt 1999'da Apo'nun idamına karşı çıkarken bile iç bünyede pek çok idam kararları verdi ve infaz yaptı.” 

    HAŞİM SÖYLEMEZ - AKSİYON


    Kaynak :
    Anahtar Kelimeler :
    PAYLAÅž
    Bu Habere Oy Verin
    Bu Haber Henüz Oylanmamış

    Video galeri

    Tüm Videolar

    Benzer Haberler

    Yazarlar
    Video Galeri
  • Mustazaf-Der Kapatıldı...
    Habervaktim`de Mustazaf Der`in kapatılması üzerine Cevdet Kara`nın tepki olarak yayınladığ
  • 2014`te Abdullah Gül İçin Bomba
    NATO Genel Sekreterliği koltuğuna bir Türk`ün oturması konuşulurken akıllara gelen ilk isi
  • Gül ve Obama NATO zirvesinde bu
    Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ABD Başkanı Barack Obamayla NATO zirvesi sırasında yapt
  • CHPli İnceden hükümete zam tepk
    Hükümetin memura önerdiği zam teklifi CHPli Muharrem İncenin tepkisini çekti.
  • Gül, Romanya CumhurbaÅŸkanı ile
    Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Romanya Cumhurbaşkanı Traian Basescu ile bir araya geldi.
  • Başörtülüye ödül geçmiÅŸe takıld
    Başörtülüye ödül geçmişe takıldı19 Mayısta düzenlenen koşu yarışmasında 3. olan Başörtülü
  • Bizi sosyal aÄŸlardan takip edin
    Yerel haberler
  • Haberler
  • Teknoloji
  • Gündem
  • Yerel haberler
  • Haberler
  • Teknoloji
  • Gündem
  • Yerel haberler
  • Haberler
  • Teknoloji
  • Gündem
  • Yerel haberler
  • Haberler
  • Teknoloji
  • Gündem
  • Yerel haberler
  • Haberler
  • Teknoloji
  • Gündem
  • Yerel haberler
  • Haberler
  • Teknoloji
  • Gündem
  • AkÅŸam
  • Birgün
  • Bugün
  • Cumhuriyet
  • Dünya
  • Fanatik
  • Fotomaç
  • GüneÅŸ
  • Habertürk
  • Milli Gazete
  • Milliyet
  • Posta
  • Radikal
  • Sabah
  • Sözcü