Mardin`deki 44 sivil toplum kuruluşu(STK)`nun katıldığı mitingte `Katil Esat katliamları durdur` sloganları atıldı.
Suriye’ye sıfır noktada komÅŸu il olan 7 bin yıllık tarihi Mardin kentinden bu kez 5 farklı dilde Suriye’yi telin mitingi yapıldı. Kentteki 44 sivil toplum kuruluÅŸu (STK)`nun katıldığı mitingte Türkçe, Kürtçe, Arapça, Süryanice ve İngilizce olarak Suriye’deki Baas rejiminin başındaki BeÅŸar Esed’ın katliamları kınandı.
Suriye’de ölümün adeta kol gezdiÄŸi ve katliamların hedef tanımadığını dile getiren STK temsilcileri, katliamların bir an önce durdurulmasını istedi. Mardin ValiliÄŸi karşısında gerçekleÅŸen 5 dildeki telin mitinginde basın açıklamasını Memur-Sen Mardin İl BaÅŸkanı Mustafa Aydın okudu. Açıklamada, İslam dünyasının yüzyıldır iÅŸgal, sömürü, iÅŸbirlikçi krallıklar ve dikta rejimleri altında kıvranmakta olduÄŸuna dikkat çekti. Açıklamada 5 farklı dilde ÅŸu görüşlere yer verildi: “İkinci Dünya Savaşı sonrası Müslüman topraklarda iÅŸbaşına getirilen oligarÅŸik, monarÅŸik ve tek partili dikta rejimleri halkına kan, gözyaşı, sefalet ve acıdan baÅŸka bir ÅŸey getirmemiÅŸtir. Tunus, Libya ve Mısır’dan sonra Suriye halkı da zalim rejimlerine karşı onur ve özgürlük mücadelesi için direniÅŸe baÅŸlamıştır. Geçen yıl Mart ayında baÅŸlayan ve giderek bütün Suriye’ye yayılan hak ve özgürlük mücadelesi büyük fedakârlıklar ve bedellerle devam etmektedir. Suriye yönetimi halkın talep ve iradesine saygı gösterip gereÄŸini yapmak yerine tank, top, kurÅŸun ve zindanla karşılık vermiÅŸtir. BeÅŸar Esed, tam da babası Hafız Esed’in 30 yıl önce Hama’da sivil halkın meÅŸru taleplerine karşı 30 bin insanı katlettiÄŸi gibi O da, ÅŸiddete ve cinayete baÅŸvurmuÅŸtur.
Suriye halkı ne istiyor? Suriye halkı özgürlük istiyor, Suriye halkı tek parti diktatörlüğünden kurtulmak istiyor, Suriye halkı çağdışı Baas rejiminden kurtulmak istiyor. Suriye halkı sabrı zorluyor ve Arap diliyle `ve lissebri hudud` diyor. Suriye halkı her türlü sefalete, zulme ve cinayete karşı Kürt diliyle `edi bese` diyor. Suriye halkı özgürlük ve barış içinde yaşamak için Süryani diliyle `tihé ahuso, tihé hiruso` diyor. Zulme seyirci kalan tüm dünyaya haykırarak İngiliz diliyle `stop the killing` diyor.
Bizler de buradan kendilerine, bütün Suriyeli kardeÅŸlerimize `min kalbi selamın lı hama, min kalbi selamın lı humus, min kalbi selamın lı der’a, min kalbi selamın li idlib, ve min kalbi selamün liÅŸÅŸa’b Suriye` diyor ve direniÅŸlerini selamlıyoruz.
Mazlum ve onurlu Suriyeli kardeÅŸlerimizin direniÅŸi bölgesel dengeler, ulusal çıkarlar ve küresel güçlerin satranç oyununa kurban edilemez. Hiç kimse, hayatları pahasına zulme direnen Suriyeli kardeÅŸlerimizi, ‘emperyalistlerin oyununa gelmek’ ile itham edemez. Bunu söylemek kimsenin hakkı da, haddi de deÄŸildir.
KuÅŸatma altındaki ÅŸehirlerde; özellikle Humus, Hama, İdlib ve Der’a da siviller ve yerleÅŸim yerleri top ateÅŸine tutulmakta, elektrik ve su kesintisiyle beraber tam bir insanlık dramı yaÅŸanmaktadır. Çocuklar, hastalar ve yaralılar ilaç bulamamakta, hastaneler çalışamamakta ve gıda sıkıntısı yaÅŸanmaktadır. Bugün Suriye ÅŸehirlerinde yaÅŸananların, dün Gazze ve Bosna’da yaÅŸananlardan farkı yoktur.
Beşşar Esed ve avanesi hem düzenli ordularla, hem de silahlandırılan Şebbiha denen kirli çetelerle ülkeyi kan gölüne çevirip halka ölüm kusuyor. Canlı yayınla katliamın gerçekleştiği iletişim çağında bütün dünya maalesef seyirci kalıyor. Mazlumun ahı buna seyirci kalanları kuşatacaktır.
Ey babasının kirli ve kanlı izini sürdüren Beşşar!
Bölgede diktatörlükle hükmeden ve halkının kanını akıtan ülkelere bak: Emekli olmuş ya da görev süresini doldurup da ülkesinde güven ve huzur içinde hayatını sürdüren tek bir diktatör var mıdır? Hepsi ya katledilmiş ya da sürgünde kaçak yaşamaktadır. Diktatörlerin bu akibeti seni de beklemektedir.
Mezopotamya’nın zirvesi Mardin’den Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Süryanisiyle hep beraber çaÄŸrıda bulunuyoruz:
- Birleşmiş Milletler, Arap Birliği, İslam Ülkeleri İşbirliği Teşkilatı ve insanlık alemi, üstüne düşeni yapmalı ve bu zulme dur denmelidir.
- Beşar Esed ve Baas rejimi bir an önce yönetimi bırakmalıdır.
- Halkın hür iradesini ve taleplerini yansıtan bir sistem oluşturulmalıdır.
- Refah, adalet ve hukuk devletinde özgürce ve onurlu bir şekilde yaşamak herkes gibi Suriyelilerin de hakkıdır. Gasp edilen bu haklar teslim edilmelidir.
- Suriye’den ülkemize sığınmak mecburiyetinde kalan bütün kardeÅŸlerimize sınırlarımızı açık tutmak, onları barındırmak ve sahiplenmek hepimiz için bir insanlık borcudur.
- Suriyede iç savaşı körükleyecek inanç, mezhep ve etnik unsurları birbirine kırdıracak her türlü kışkırtma ve tarafgirlikten uzak durulmalıdır.
Bizler burada toplanırken şu anda katliamlar maalesef devam ediyor.
Bu kutlu mücadelede vefat edenlere Allah`tan rahmet, yaralılara ve hastalara acil ÅŸifalar diliyoruz. Esed ve Baas vahÅŸetini ÅŸiddetle kınarken, direnen kardeÅŸlerimize Allah`tan sabır, metanet ve muvafakiyetler diliyoruz. Bu anlamlı, hayırlı ve tarihi eyleme katılımınızdan dolayı Mardin STK Platformu adına hepinize teÅŸekkür eder, saygılar sunuyorum.”
Miting daha sonra polislerin gözetiminde olaysız bir şekilde sona erdi.