Karakter Boyutu           

Kılıçdaroğlu'nun referandum görüşü

30 Temmuz 2010  15:18

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, yaşanan darbelerden en büyük mağduriyeti CHP'nin yaşadığını savundu. 12 Eylül referandumu ile ilgili temkinli konuşan Kılıçdaroğlu, referandum sonuçlarını yorumlarken kendiyle çelişti

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''Toplumu ayrışma noktasına getiren kardeş kavgasına ortam hazırlayan hükümetten Türkiye'nin kurtulması lazım'' dedi.

Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş gezisi sırasında bir dinlenme tesisinde gazetecilerle sohbet etti. Kılıçdaroğlu, darbe tartışmalarına ilişkin sorular üzerine bugüne kadar yaşanan darbelerden en büyük mağduriyeti CHP'nin yaşadığını ifade ederek, ''27 Mayıs Darbesi olmasaydı CHP iktidar olacaktı. Bütün seçim sonuçları bunu gösteriyor 12 Mart, 12 Eylül... CHP'nin iktidara en yakın olduğu dönemlerde darbeler olmuştur'' diye konuştu.

Bütün bunlara karşın CHP'ye yönelik ''Darbelerin yanındaymış gibi bir imaj yaratıldığını'' ifade eden Kılıçdaroğlu, ''Oysa CHP darbelere her zaman karşı olmuştur. Belki bunu biraz daha yüksek sesle şimdi söylüyoruz'' dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin ''referandum sürecindeki tartışmaların demokrasi kavgasına çekilip çekilmeyeceği'' yönündeki sorusunu yanıtlarken de şunları kaydetti:

''AK Parti, Anayasa referandumunu 12 Eylül üzerine inşa ediyor. Çünkü söyleyebileceği hiçbir şey yok. O da yapay bir gündem. Çünkü sözde 12 Eylül paşalarından hesap sorulacak. Ama bunu yapmayacağını, bunun olmayacağını onlar da biliyor. Biz 12 Eylül darbesi yapanlardan hesap soralım diye Anayasa'ya geçici bir madde eklenmesini istedik. AK Parti'nin oylarıyla reddedildi. Bu da gösteriyor ki AK Parti, iki yüzlü bir politika izliyor. Halkı kandırıyor. Halkı kandıran bir parti nereye kadar kandıracak?

Ve Anayasa'nın ağırlıklı olarak gündeme gelmesinin temel gerekçesini herkes biliyor üç aşağı beş yukarı. Yargıyı ele geçirmek için kendilerine göre darbe söylemli, 'darbecilerden intikam alacağız', 'darbecilerden hesap soracağız'... Ben merak ediyorum referandum kabul edilirse darbeciler yargılanmazsa dönüp halka ne diyecekler?. Herhalde dokunulmazlıkta ne söylediler sonra vazgeçtiler, burada da benzerini yapacaklar. Aynı yöntemi izleyecekler ve ilk kez referandum sürecinde toplum ikiye bölünecek. Anayasada referandum sürecinde toplum ikiye bölünecek.

Toplumun bir kesimi bu anayasa değişikliği kabul edilirse 'benim anayasam değildir' diyecek. Reddedilirse kabul oyu kullananlar, yine 'bu anayasa benim anayasam değildir' diyecek.''

-''13 EYLÜL FARKLI BİR TARİH OLABİLİR''-

Anayasa değişikliğinin referandumda kabul edilmesinin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a bir destek anlamına gelip gelmeyeceğine ilişkin soruyu da yanıtlayan Kılıçdaroğlu, ''Hayır'' karşılığını verdi.

Kılıçdaroğlu, ''hayır çıkması ise size destek anlamına gelir mi?'' sorusu üzerine de ''Hayır. Referandum farklı bir olay. Onu salt siyasi açıdan görüp değerlendirmek, parti kimliğiyle ilgili olarak AK Parti, CHP, MHP gibi değerlendirmenin çok doğru olduğuna inanmıyorum'' dedi.

Kılıçdaroğlu, başka bir soru üzerine, çok yüksek bir oranla ''hayır'' çıkmasının ise hükümete ''git aklını başına al. Yaptığınız uygulamaları beğenmiyoruz'' şeklinde yorumlanabileceğini söyledi. Böyle bir tablonun ortaya çıkması halinde Başbakan Erdoğan'ın ne söyleyeceğinin merak edildiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, ''Bu durumda yapılan düzenlemelerin toplumu tatmin etmediği, parlamento görüşmeleriyle ve referandum süreciyle vatandaşın gündeminin elinden alındığını, zaman kaybı olduğunu ifade ederiz'' dedi.

SEÇİMİ ERKENE ALMA

CHP lideri Kılıçdaroğlu, ''seçimleri zamanından daha erkene alalım diye bir düşünceniz olur mu?'' sorusunu yanıtlarken de ''Parlamentoda iktidar çoğunluğu var. Biz ne söylersek söyleyelim AK Parti bunun tarihini belirleyecek. Kamuoyundan gelen baskılar hangi yönde olur? Bu baskılara AK Parti ne kadar direnir? Onu bilemiyoruz. AK Parti'nin kendi içinde sorunlar çıkar mı? Onu da bilemiyoruz. Çünkü orada da bazı kırılma noktaları, fay hatları var. Onu da bilmiyoruz. Dolayısıyla 13 Eylül farklı bir tarih olabilir. Farklı beklentilerin olduğu bir tarih olabilir'' diye konuştu.

Bir gazetecinin ''anayasa değişikliği ve ayrışmadan söz ediyorsunuz. Son günlerde yaşanan olaylarla ilgili değerlendirmeniz ne olur?'' sözlerine üzerine de Kılıçdaroğlu, olayların AK Parti'nin izlediği politikaların toplumu getirdiği nokta olduğunu ifade ederek, açılım politikasıyla beklentilerin çok yüksek tutulduğunu, ancak büyük bir hayal kırıklığı yaşandığını savundu.

Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

 ''Bu hayal kırıklıkları öfkeye dönüştü. Öfke şimdi değişik yerlerde ortaya çıkıyor. İnegöl'de çıktı, Dörtyol' da çıktı. AK Parti'ye oy veren yurttaşlar dahil bütün yurttaşların düşünmesi ve bu hükümetten kurtulması lazım. Bu bağlamda düşünmesi lazım. Toplumu ayrışma noktasına getiren kardeş kavgasına ortam hazırlayan hükümetten Türkiye'nin kurtulması lazım. Bunu çok samimi söylüyorum. Bize oy vermeyen yurttaşların da düşünmesi lazım. Niçin böyle bir tablo var? Eskiden terör örgütü vardı. Hiç ayrışma yoktu toplumda. Şimdi toplumda ciddi bir ayrışma süreci çıktı. Yurttaşlar birbirlerinin etnik kimliklerini sorgulamaya başladılar. Bu son 8 yılda ortaya çıktı. Açılım politikasıyla tetiklendi ve toplum ayrışmaya başladı. Bunun sorumlusu hükümettir. Çok açık.

Sayın Başbakan'ın öz eleştiri yapma anlayışı yok. Keşke otursa bir öz eleştiri yapabilse. Kurmaylarıyla değerlendirse. Biz nerede hata yaptık? Hatalarımızı nerede telafi edebiliriz? Diye düşünse ve kendisine yeni bir yol haritası çizse. Fakat Başbakan'ın böyle bir anlayışı da yok. Çünkü o bütün doğruları bilen, her düşündüğünün doğru olduğunu sanan, kendisini her alanda ve her konuda yetkili, son kararı veren kişi olarak görüyor. Cumhurbaşkanı'nı o seçer. Meclis Başkanı'nı o seçer. Valileri o atar. O görev verir. Parlamentonun hangi gün toplanacağına o karar verir. Bu kadar yetki herhalde insanı çığırından çıkarıyor. O da çıktı.''

-''PARLAMENTONUN İRADESİNE İPOTEK KONULDU''

Başbakan Erdoğan'ın şimdi de hakim ve savcıları atamaya yönelik çaba içine girdiğini ileri süren Kılıçdaroğlu, tarihte ilk defa Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun toplantısı sürerken ilgili bakanın toplantıdan çıkarak Başbakan'a bilgi verdiğini iddia etti.

Bunun hem anayasaya hem yasalara, hem de devlet geleneğine aykırı olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, ancak AK Partililerin ise bunu sıradan ve olağan gördüğünü söyledi.

Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

''Yargıçların atamasına Başbakan karar vermeyecekse kim karar verecek, diye bir anlayışları var. Çünkü onlar için Recep Bey'in söylediği her söz tartışılamaz. AK Parti içinde bir tartışma geleneği olsa, belki yanlışlardan dönme de olabilecektir. Belki bunun tek istisnası Dubai Anlaşması'dır. Ali Babacan imzaladı. Yüce Divan yolunu görünce vazgeçti. Şimdi de savunuyor. Ama Dubai Anlaşması ne Babacan'ı, ne de Recep Tayyip Erdoğan'ı Yüce Divan'a gitmekten kurtaramaz. O anlaşma, onların Yüce Divan'a gitmesinin somut açık bir göstergesidir.''

Anlaşmanın yürürlüğü girmediğinin, yok hükmünde olduğunun ifade edilmesi üzerine de Kılıçdaroğlu, uygulanmamasının ayrı bir konu, ancak imzalanmış olmasının ayrı bir konu olduğunu, imza ile AK Parti hükümetinin iradesinin yansıdığını söyledi.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez bir ekonomik anlaşmanın içine siyasi koşul konulduğunu ileri süren Kılıçdaroğlu, ''Parlamentonun iradesine ipotek konulmuştur. Yani Türkiye pazarlanmıştır orada. Bir milyar dolara Türkiye pazarlanır mı? Parayla bir ülke pazarlanır mı?'' şeklinde konuştu.



Bu haber 302 defa okunmuştur.


Arkadaşına gönder. Kaydet. Yorum ekle. Çıktı Al.


SonDakika Haberleri
 

  03:39  700 bin kişinin nüfus cüzdanı yenilendi 
  03:31  Sezen Aksu'ya 'Evet' Baskısı 
  03:27  CHP Değişikliğe Neden Karşı Çıkıyor 
  03:21  BP: Petrol sızıntısının bir değil, çok nedeni var 
  03:14  Hakaretçi karikatürstin ödülü Merkel'den 
  03:06  AKP ilçe başkanı istifa etti 
  02:58  Van'da BDP'nin Basın Açıklamasında Olaylar Çıktı 
  20:10  Sınav yükü ÖSYM'nin üzerinden alınıyor 
  19:11  Avrupa'nın en büyük yabancı grubu biziz 
  16:41  Sandığa gitmeyen bu cezayı ödeyecek 
  16:39  Dikkat! ölümcül virüs Türkiye'de 
  16:35  CHP Rahibe afişi ile ilgili kararını verdi 
  16:30  Hız sınırı 110 km deyip ceza yemeyin 
  14:22  Meksika'da sel felaketi: 7 ölü 
  14:21  MHP'ye "süt dökmüş kedi" benzetmesi 
  14:19  Piyasalar son işlem gününe böyle başladı 
  14:17  12 Eylül'e farklı bir bakış: Darbe 
  14:16  Vergi tahsilatı çok düşük olan 14 il! 
  14:15  Milliyet'ten promosyon aldatmacası 
  14:12  MHP lideri Bahçeli bu akşam yine canlıda 
  14:10  Ürküten telekulak raporu gerçeği 
  14:08  BALIKÇILAR HAVALARIN SOĞUMASINI BEKLİYOR 
  14:08  Vodafone, China Mobile hisselerini sattı 
  14:05  Çelenkler de protokole uyacak! 
  14:04  Çinli Müslümanlar buruk bayram sevinci 
  13:54  37 farkı yöntemle dinleme yapılabiliyor 
  13:45  Türkiye toplu tecavüzü şiddetle kınadı 
  13:43  Ramazan'da et tüketimi arttı 
  13:42  Ramazan Bayramı yarın mı Cuma mı? 
  13:35  Erdoğan'dan bedelliyi bitiren söz! 


 

 

 

 

Sondakika Haberleri Sitenize Ekletyin
Döviz
Alış
Satış
 USD
1.5033
1.5106 YTL
EUR
1.9179
1.9272 YTL
GBP
2.3080
2.3201 YTL
CHF
1.4828
1.4924 YTL
SAR
0.40208
0.40281 YTL
SEK
0.20469
0.20682 YTL
KUV
5.1841
5.2524 YTL
Kaynak : Merkez Bankası
Döviz
Satış
USD
1.5106 YTL
EUR
1.9272 YTL
GBP
2.3201 YTL
CHF
1.4924 YTL
SAR
0.40281 YTL
SEK
0.20682 YTL
KUV
5.2524 YTL
Kaynak : Merkez Bankası