Plan doğrultusunda yapılan ve 5 bin sayfayı bulduğu iddia edilen belgenin altında 1.Ordu Eski Komutanı Emekli Orgeneral Çetin Doğan'ın imzası var.
Çetin Doğan, 28 Şubat sürecinde kurulan Batı Çalışma Grubu'nun başkanıydı. Kısaca BÇG diye bilinen söz konusu kurul, mütedeyyin insanları fişleyip mağdur etmek, “tehlike” ve “güç” konumlarına göre aralarından bazılarını işkence zindanlarına sevk etmek üzere oluşturulmuştu.
Batı Çalışma Grubu'ndaki İslam düşmanlığı, çok takdir edilmiş olacak ki Çetin Doğan kıdemi yetmediği halde 1. Ordu Komutanı yapılmıştı. Doğan, çıktığı bir televizyon kanalında darbe planlarını ve darbeciliği reddetse de Batı Çalışma Grubu faaliyetleri içinde mütedeyyin insanlara yönelik fişleme çalışması yaptığını ve 1.Ordu Komutanı iken de her ay MGK'ya İstanbul'daki dini hizmetlerle ilgili ihbar ve tedbir raporları gönderdiğini açıkça itiraf etti.
ERGENKON'DA DA ADI GEÇMİŞ
Balyoz Planı'nda imzası bulunan Çetin Doğan'ın adı Ergenekon iddianamesinin 77. klasöründe, general ve albay rütbesindeki Alevi komutanların katıldığı bir toplantı ile ilgili olarak geçmiş. İddianameye göre söz konusu toplantıda Çetin Doğan “Her yerde 'irtica var' kampanyası başlatılsın. Sadece eşi kapalı olan, namaz kılan değil, yarın irticaya kaçması muhtemel herkesi yazın, şikayet edin.” “Din, bizim için, bizim için derken aklına ne gelirse gelsin, her şeyi kastediyorum, zararlıdır. Bizden olan birlik komutanları çokça eğlence düzenlemeli. Dansöz, Rus revüsü ne bulursanız getirin. İçkiyi zorlayın.” demiş.
DARBECİLERİN İSLAM'LA DERDİ NE?
Cuntacıların amacı, memleketin kayıtsız şartsız hakimi olmak, böylece Firavuni bir sahte ilahlığa ulaşmaktır. Halkın Kur'an'dan güç aldığı sürece onların nefsani arzularını uygulama projesine karşı çıkacağını bilen cuntacılar daima İslam'a düşmanlık ettiler ve projelerini hep İslami hizmetleri yok etme doğrultusunda çizdiler.
Bugüne kadar bütün darbeler, laiklik ve Kemalist devrimlerden uzaklaşma gerekçesiyle yapıldı. Hepsinde Müslümanların değer ve hizmetleri hedef alındı.
27 Mayıs 1960 darbesi, Cuma günü yapıldı, o gün halkın Cuma namazına gitmesine izin verilmedi. Darbenin ana gerekçelerinden biri Adnan Menderes ve partisinin Türkçe ezana son vermesi ve okullara din dersini yerleştirmesiydi.
12 Mart 1971 Muhtırası Cuma günü verildi, o gün halkın Cuma namazı kılmasına izin verilmedi, muhtıradan on sekiz gün sonra 30 Mart'ta Cumhuriyet Senatosu'na ezanın Türkçe okunması yönünde bir önerge sunuldu.
12 Eylül 1980 darbesi, Cuma günü yapıldı, o gün halkın Cuma namazı kılmasına izin verilmedi. Darbenin gerekçesi dindarların karışmadığı aksine mağduru olduğu onca kargaşa ve kan söz konusuyken, Konya'da yapılan 6 Eylül Kudüs Mitingi diye açıklandı. Darbeden sonra başörtüsüne karşı fiili bir mücadele başlatıldı.
28 Şubat post modern darbesi açıkça İslami değer ve hizmetlere karşı başlatıldı, bu darbeden sonra batı illerinde İslami çevrelere yönelik baskı ortamı oluşturulurken Doğu illerinde 1993'te başlayan sindirme çabası bir İmha Operasyonu'na dönüştü. Diyarbakır, Batman, Bingöl, Mardin illeri başta olmak üzere bölgenin her tarafından yaklaşık yirmi bin mütedeyyin insan işkencehanelere gönderildi.
ZULÜMDE BAŞA DÖNECEKLERMİŞ
İstiklal Mahkemeleri'nin verdiği binlerce idam kararı, Tenkil Hareketlerinde bombalar yağdırılarak yapılan katliamlar ve 1960'tan bu yana yaptıkları darbelerle amaçlarına ulaşamayan ulusalcı cunta, elindeki bütün zulüm seçeneklerini tüketmiş olacak ve yapacağı başka bir zulüm türü kalmamış olacak ki Balyoz Harekâtı'nda başa dönmeye karar vermiş. Cuntacılar, 1923'e yeninden dönüp o tarihten sonra mütedeyyin insanlara yapılan zulümleri tekrarlayacak, İslam'ın şiarı ezanla bile bir daha uğraşacaklarmış.
HEDEFLERİ “İMHA” İMİŞ
Balyoz Harekâtıyla ilgili ele geçirilen belgelere göre ulusalcı cuntacılar “1923 zindeliğine ulaşılması esas alınacak” diyerek hedeflerini “Laik demokratik düzenin işlemesine mani olan sebepleri bir daha hortlamamak üzere ebediyen ortadan kaldırarak laik devlet otoritesini yeniden tesis etmek” şeklinde açıklamışlar. İslami kesimleri hunharca imha kararı almışlar.
İktidar olup halka her şeyi yaptırabilme, nefsanî arzularının ve halka yönelik zulümlerinin önüne çıkacak herkesi sindirme hırsını tatmin etmek için cami bombalamakta ve cami cemaatini katletmekte bir beis görmeyen cuntacılar bu doğrultuda yüz yıla yakındır yapılanların bir tekrarını yapacaklarmış. Bu doğrultuda,
-Bütün İslami dernek, vakıf ve kuruluşları kapatarak yönetici kadroları tutuklamaya
-İslami hizmetleri yürüten bütün kuruluşların mal varlığına el koymaya
ve aynen 1932'de yapılıp gerek 27 Mayıs 1960 İhtilali gerek 12 Mart 1971 Muhtırasından sonra girişimde bulunulduğu gibi ezanı Türkçeleştirmeye karar vermişler.
DOĞRUHABER GAZETESİ