Mutlaka bir siyasi parti kurmalıdırlar News Agency
Olayın patlak verdiÄŸi ilk günden bu yana ortaya çıkan geliÅŸmeler göstermiÅŸtir ki, hükümetin siyasi görüÅŸünü uygulayan MİT’e bundan dolayı emniyet ve yargı tarafından müdahale edilmiÅŸtir, yüzlerce köÅŸe yazısı ve medyadaki tartışmalar bunu çok net bir ÅŸekilde ortaya koymaktadır.
Bu konunun birinci ayağını da emniyet oluÅŸturmaktadır, özellikle İstanbul emniyeti. MİT’i ifadeye çağıranlar her kimse, hükümet tarafından görevden alınmışlardır ve hâlâ devam etmektedir.
Sadece bu son olaydan dolayı deÄŸil, cemaatin ta baÅŸtan beri siyasetteki etkinliÄŸi bilinmekte, hükümetin sanki bir ortağı gibi hareket ettiÄŸi herkes tarafından izlenmekte ve zaman zaman dillendirilmektedir.
Medyada cemaatle hükümet arasındaki görüÅŸ ayrılıklarına dikkat çekilmekte, bu ayrılıkların neler olduÄŸu madde madde sıralanmaktadır.
Gerek MİT mensuplarının ifadeye çaÄŸrılmaları konusunda, gerek yürütülmekte olan operasyonlar konusunda ve gerekse zikredilen görüÅŸ ayrılıkları konusunda hükümetin mi, yoksa cemaatin mi haklı olduÄŸu bizi hiç ilgilendirmemektedir.
Bizim itiraz ettiÄŸimiz konu, cemaatin dışarıdan kardeÅŸçe uyarı ve tavsiyelerde bulunmak yerine siyasi yetki kullanması ve hükümeti oluÅŸturan bir ortak gibi hareket etmesidir. Hükümetin halkın önemli bir çoÄŸunluÄŸunun onayını alarak sürdürmekte olduÄŸu siyasetin tam aksini uygulamaya yeltenmesidir.
Gülen cemaati bu aÅŸamadan sonra kaybetme ve kazanma riskini göze alarak mutlaka partileÅŸmelidir.
Mademki kendilerine ait bir takım olmazsa olmazları var, üzerinde ısrarla titredikleri kırmızı çizgileri var, o halde kuracakları bir partiyle bunları deklare etmeliler ve halktan yetki alarak siyasi hayata girmelidirler.
Evet partilerini kurmalıdırlar ve halkın karşısına çıkıp yetki istemelidirler.
İsrail’in bir otorite olduÄŸu, otoriteye asla karşı gelinemeyeceÄŸi, Mavi Marmara’da ölenlerin hiç birisinin ÅŸehit olmadığı, İsrail’le mutlaka güzel geçinilmesi gerektiÄŸi yayınlanacak bir manifestoyla ilan edilmelidir.
Gazzelilerin isyankârlar olduÄŸu, özellikle Hamas’ın terörist bir örgüt olduÄŸu bu manifestoda mutlaka yer almalıdır.
Lübnan’daki Hizbullah’ın da Amerika ve Avrupa’nın belirttiÄŸi gibi aynı ÅŸekilde terörist bir örgüt olduÄŸu ilan edilmelidir.
Dünyada en çok nefret ettikleri kiÅŸilerin kimler olduÄŸunu yayınlamalıdırlar, listesinin birinci sırasında Üsame bin Ladin olduÄŸunu biliyoruz.
Åžayet kendilerine ÅŸefaat yetkisi verilecek olursa ilk ÅŸefaat edecekleri kiÅŸinin Bülent Ecevit olduÄŸunu da biliyoruz. Åžefaat listenin tamamını yayınlamalıdırlar. Kim bilir belki bu ÅŸekilde ciddi bir taban elde ederler.
İran’dan uzak durulması, bugünkü yaklaşımın çok tehlikeli olduÄŸu, bu konuda Amerika ve Avrupa ile aynı çizgide yer alınmasının gerekliÄŸi manifestoda vurgulanmalıdır.
Bu arada Kürt sorununun nasıl çözüleceÄŸine dair görüÅŸleri açık ve net bir ÅŸekilde belirtilmelidir.
Ve bu ÅŸekilde halkın karşısına çıkmalılar ve ondan rey istemelidirler. Böylece ne kadar insanın kendileri gibi düÅŸündüÄŸünü, ne kadar tabanlarının olduÄŸunu öÄŸrenmelidirler, dorusu bunu epeyce merak eden var.
Belki birileri bizim bu tespitlerimize kızacak, mesele tam da ört bas edilmiÅŸken, cemaat ve hükümet uzlaşıp meseleyi kapatmışlarken, onca yazar-çizer ortaya düÅŸüp fitnenin büyümesini engellemeye çalışmışken, bizim bu yaptığımızı bozgunculuk olarak niteleyebilir.
UzlaÅŸtılar da hangi konuda uzlaÅŸtılar? Cemaat mevcut görüÅŸlerinden vaz mı geçti? İsrail’in bir iÅŸgalci ve katil olduÄŸunu mu kabullendi? Filistinlilerin, Hamas’ın ve Hizbullah’ın özgürlük için direnen mücahitler olduÄŸuna dair imza mı attı?
Veya uzlaÅŸma hükümet tarafının tavizleriyle mi gerçekleÅŸti? Hükümet artık Filistinlileri, Hamas’ı, Hizbullah’ı ve bu arada İran’ı terörist mi saymaya baÅŸladı?
Allah aÅŸkına neyin üzerinde uzlaşıldı söyleyin? UzlaÅŸma filan yoktur, mesele kısa bir müddet için buzdolabına konmuÅŸtur, kapısı da henüz örtülmemiÅŸtir bile.
Bu yazi toplam 18.02.2012 / 00:00 tarihinden itibaen 144
kez okundu