Bahçeli: Günümüzün “hasta adam”ı ABD’dir

Bahçeli: Günümüzün “hasta adam”ı ABD’dir
Yayınlama: 13.01.2026 10:55
A+
A-

MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuşuyor

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuşuyor. Bahçeli’nin açıklamalarının satırbaşları şöyle:

“MHP’nin siyaseti doğrudur, mücadelesi doğrudur, ilkeleri doğrudur, ülküsü doğrudur. İçinde bulunduğumuz zaman tatbik ettiğimiz siyasetle uygundur. Türkiye’nin aleyhinde siyaset içinde olanlar, metruk tekne gibidir.

Basiret, siyaseti ve hayatı doğru okumaktır. Basiret yoksunu siyaset zihniyeti birçok badireye çanak tutacaktır. Dikkat edilmesi gereken önemli tehlike de budur. Hiçbir şey aşikar şekilde görüldüğü gibi değildir. Gösterime sokulan ne varsa, ardına saklanan gerçekleri görmek mümkündür. MHP ve Cumhur İttifakı’nın da yapacağı budur.

İnsan muhabbet üzere yaşamalıdır. Sevgi ve saygının şart olduğunu bilmelidir. MHP’nin gayesi “ben”lerden oluşan muazzam çokluğu “biz”de birleştirmek. Biz de şapkamızı önümüze koyup gelişmeleri doğru şekilde ele almak, fincancı katırlarını ürkütmek amacındayız. Eğmeden, bükmeden karşımızdaki meseleleri dürüstçe okumalıyız.

“TRUMP’IN SAVUNDUĞU KÜRESEL ÇETELEŞMEDİR”

İnsanlık iki müessir sorunu çözememiştir; birincisi birlikte yaşama sorunu, diğeri de temel değer ve kurallara dayalı uluslararası düzen kurma sorunudur. Dünya genelinde çatışmaların sayısı 185’e tırmanmıştır. Yaklaşık 5 milyar insan huzursuzluk sarmalındadır.

ABD Başkanı Trump’ın söylediği sözler, kaosa düşen dünyanın hali pürmelalinden başka bir şey değildir. Devlet mi hukukun ürünü, hukuk mu devletin sonucudur. Hukuku yapanlarla siyaseti yapanlar, hukuku yapanlarla hayatın rotasını çizenler aynıdır. Hukuk devlet olma halinin mahsulü, devlet de adaletin mütemmim cüzüdür. Devlet hukuku çiğnerse çeteden hiçbir farkı kalmayacaktır.

Mevcut haliyle, uluslararası hukukun aldığı darbeler çeteleşmeyi yaygınlaştıracak, korkunç bir durumu yıkıcı bir normal olarak tescilleyecektir. ABD Başkanı’nın savunduğu vandallıktır, çeteleşmedir.

Bugünkü dünya tablosunda siyaset hepten kayıp, hepten yok hükmündedir. Özgürlükler, insan hakları emperyalizmin hücumuna uğramıştır. Dizginlenemeyen hızlar, freni tutmayan ihtiraslar insan aklının önüne geçmiştir.

“GÜNÜMÜZÜN HASTA ADAMI ABD’DİR”

İnsanlığın topyekun yeni bir savaşa girmesi, bunun nükleer silahlarla tahkiminin yapılması, mikrodalga ve lazerle hedeflerini etkisizleştiren silahların kullanılmasıyla olabilecekleri düşünmek bile korkunçtur. Venezuela bir testtir.

Şimdi sırayı Grönland almıştır. Bir NATO üyesi ülkenin hakimiyetindeki topraklara bir başka NATO üyesi ülkenin çökme planı nasıl tevil edilecektir. Tek taraflı ve bağnaz şekilde “İstedim, alacağım, vuracağım” demek “Gelin savaşalım” anlamına gelmeyecek midir? 1946 yılında ABD Başkanı Truman’ın Danimarka’ya yaptığı ahlaksız teklif işin özünde bir değişiklik olmadığını göstermektedir.

Türkiye olarak her ihtimali sıfır hatayla ele almak, buna göre tahkimatı yapmak vatan, millet ve bekanın şerefidir. Osmanlı İmparatorluğu’na “hasta adam” damgası vurmuşlardır, bugünün dünyasında hasta adam ABD’dir. ABD’nin 50 parçaya ayrılacağı günler uzak değildir.

Dünya ABD ve İsrail’den müteşekkil değildir. 191 ülke meydanın boş olmadığını göstermelidir. Tek kutuplu dünya istisna bir dönemin ürünüdür. Başkalarının senaryolarında oyalanacak vaktimiz yoktur. İnsanlık umut aramaktadır. Devletimizin küresel güç olması yine hedefimizdir.

Selçuklu Devleti’nin bayrağında iki yöne bakan çift başlı kartal ve Osmanlı’dan kalan vizyon hepimize rehber olmalıdır. Dünyanın Türkçe okunacağı böylesi bir hakimiyet saldırgan, sömürücü olmayacaktır. Adil, hoşgörülü, paylaşımcı olacak; dostluğu da her zaman aranacaktır. Bu yüksek ülküler özel hasletler gerektirir.

İran’da Riyal’in değer kaybetmesinin ardından Tahran’daki kapalıçarşı esnafının başlattığı protestolar ülke geneline yayılmıştır. Bu madalyonun bir yüzüdür. Diğer yüzü ise İran’a yönelik emperyalist provokasyonlardır. İran’daki şiddet olaylarında çok sayıda kişi hayatını kaybetmiştir. İran’ın sancısı bölge ülkelerini tehdit etmektedir.

Hangi mihrakların devrede olduğunu, hangi planların uygulamaya geçtiğini çocuklar bile itiraf edecektir. İran’a neşter vuran, örtülü operasyon yapan mihrakların hüviyetleri bellidir. Tehdit son derece tanıdık ve yakındır. Gezi Parkı olayları ile İran’daki olayların benzerlikleri üzerine düşünmeye davet ediyorum. ABD ve İsrail’in İran’a karşı saldırı pozisyonuna geçmesi küresel konvansiyonel savaşa bir adım daha yaklaşmaktır.

İran’daki olaylara mutlaka karşı çıkılmalıdır. Gün bir ve beraber olma günüdür. İran halkı emperyalizmin köstebek lider projesine müsaade etmeyecektir.

Dünyada Nasıl? – 11 Ocak 2026 (Türkiye Dünya Mutfaklarında Üst Ligde Mi?)

Dünyada kahvaltının vazgeçilmesi hangisi? Çay mı, kahve mi? Dünyada Nasıl’da Gizem Ösün sordu; Araştırmacı-Yazar-Sunucu Adnan Şahin yanıtladı.

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.