Yaptırım mı, müdahale mi? ABD’nin İran planı ne?

Yaptırım mı, müdahale mi? ABD’nin İran planı ne?
Yayınlama: 14.01.2026 10:02
A+
A-

İran’da ekonomik krizle başlayan protestolar kısa sürede rejim karşıtı gösterilere dönüştü; güvenlik güçlerinin sert müdahalesiyle ölü ve gözaltı sayıları hızla arttı. ABD Başkanı Donald Trump’ın protestolara destek mesajları ve İran’la ticaret yapan ülkelere yönelik yaptırım tehditleri süreci uluslararası boyuta taşıdı. DİPAM Başkanı Dr. Tolga Sakman’a göre, protestolar rejimi zorlayabilir ancak kısa vadede köklü bir rejim değişikliği beklenmiyor; Washington’un hedefi ise askeri müdahaleden çok İran’ı ekonomik ve siyasi olarak daha da zayıflatmak.

İran’da son haftalarda ülke genelinde etkisini artıran protestolar, ekonomik kriz ve hayat pahalılığıyla başlayıp kısa sürede rejim karşıtı gösterilere dönüştü. Güvenlik güçlerinin sert müdahaleleriyle birlikte ölü, yaralı ve gözaltı sayıları hızla arttı. Uluslararası basında, eylemler sırasında yaklaşık 2 bin kişinin hayatını kaybettiği, on binlerce kişinin gözaltına alındığı ve morgların dolduğu yönünde ifadeler yer aldı. İran yönetimi ise protestoları bastırmak için internet erişimini kısıtlarken, güvenlik önlemlerini en üst seviyeye çıkardı.

Yaşanan gelişmeler, ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamalarıyla daha da uluslararası bir boyut kazandı. Trump, protestoculara yönelik “yardım yolda” mesajı verirken, İranlılara devlet binalarını hedef göstermesi dikkat çekti. Ayrıca İran’la ticaret yapan ülkelere yüzde 25 ek gümrük vergisi uygulanabileceği uyarısında bulundu. Sınır komşusu olması nedeniyle İran’daki gelişmeler Türkiye açısından da yakından izleniyor.

Dış Politika ve Güvenlik Araştırmaları Merkezi (DİPAM) Başkanı Dr. Tolga Sakman, protestoların seyrini değerlendirirken, İran’da benzer bir sürecin 2023–2024 yıllarında Mahsa Amini protestolarıyla yaşandığını hatırlattı. Sakman, o dönemde de rejim karşıtı gösterilerin sert biçimde bastırıldığını, ardından yönetimin toplumsal tansiyonu düşürmeye yönelik sınırlı adımlar attığını belirtti.

Bu kez protestoların başlangıçta ekonomik sıkıntılara dayanması nedeniyle İran yönetiminin ilk aşamada yumuşak bir tutum sergilediğini ifade eden Sakman, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve dini liderin ekonomik sorunları kabul ettiğini, ancak eylemlerin rejim ve dini lider karşıtı söylemlere dönüşmesiyle birlikte devletin sert refleks gösterdiğini vurguladı.

Sakman’a göre İran’da rejimin köklü bir dönüşüm ya da revizyon sürecine girmesi olası görünmüyor. Dini liderin yetkilerinin son derece geniş olduğu sistemde, yapısal bir hatanın kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirten Sakman, protestoların ya sert biçimde bastırılacağını ya da bazı siyasi isimlerin “günah keçisi” ilan edilerek sürecin sönümlendirileceğini ifade etti. Mevcut tabloya bakıldığında rejimin yıkılmasının ya da ciddi bir reform sürecine girmesinin beklenmediğini söyledi.

ABD’nin açık desteği ve Rıza Pehlevi’nin çağrılarının da sahadaki dengeleri kökten değiştirecek güçte olmadığını vurgulayan Sakman, İran’da rejim değişikliği olsa bile bunun bir monarşi dönüşü şeklinde gerçekleşmeyeceğini dile getirdi. Pehlevi’nin İran toplumunda karşılığının sınırlı olduğunu belirten Sakman, protestoların temel motivasyonunun dış müdahale değil, İran’ın kendi iç dinamikleri olduğunu ifade etti.

ABD’nin İran’a doğrudan askeri bir müdahalede bulunmasının da düşük ihtimal olduğunu belirten Sakman, İran’ın Venezuela’dan farklı olarak hem coğrafi hem toplumsal açıdan çok daha karmaşık bir yapıya sahip olduğunu söyledi. Böyle bir müdahalenin İran toplumunda Amerikan karşıtlığını artırarak rejimi daha da konsolide edebileceğine dikkat çekti.

Trump yönetiminin askeri seçenekten ziyade ekonomik baskıyı tercih ettiğini vurgulayan Sakman, İran’la ticaret yapan ülkelere yönelik ek gümrük vergisi tehdidinin, Tahran’ı uluslararası alanda daha da yalnızlaştırmayı amaçladığını kaydetti. Bu adımın İran ekonomisini zorlayacağını ancak rejimi kısa vadede teslim alacak bir etki yaratmayacağını ifade etti.

Sakman’a göre İran’daki protestoların geleceği, rejimin güvenlik politikaları ve dış dünyayla ilişkilerinde atacağı adımlara bağlı olacak. İnternetin kapatılması ve ülkenin tamamen içe kapanmasının, rejime yönelik uluslararası desteği daha da zayıflattığını belirten Sakman, ölü sayılarının artması halinde içeride bazı zorunlu adımların gündeme gelebileceğini, ancak bunun dış müdahaleden ziyade sistem içi düzenlemeler şeklinde olacağını söyledi.

Trenin üzerine inşaat vinci düştü! Tayland’da facia: 22 ölü, 30 yaralı

Moskova’dan Trump’a mesaj: Acele etmezse Rusya’nın olur! Beyaz Saray’dan fotoğraflı yanıt….

Tehdit İran dışına çıktı: Trump’dan yüzde 25 resti! Çin’den tepki…

Tahran ona ‘İsrail’ diyor! İran’daki protestoların başaktörü: Pehlevi Truva atı mı?

Türk savaş gemileri Burgaz Limanı’nı ziyaret etti

Vinçli mekanizma ile iniliyor! İşte Halep’teki yer altı tünelleri

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.