The Washington Post’un özel haberine göre, İsrail ile İran, bölgedeki gerilim zirvedeyken Rusya’yı aracı yaparak gizli bir temas kurdu. İddiaya göre iki ülke, karşılıklı olarak önleyici saldırı düzenlememe konusunda sessiz bir mutabakata vardı.
Washington Post’un aktardığına göre, Aralık ayı sonunda İran’da protestolar başlamadan günler önce İsrailli yetkililer, Rusya üzerinden İran yönetimine mesaj gönderdi. Mesajda, İsrail’e yönelik bir saldırı olmadığı sürece İran’a karşı askeri harekât düzenlenmeyeceği bildirildi.
İran da aynı Rus kanalı üzerinden yanıt vererek, kendilerinin de önleyici bir saldırı gerçekleştirmeyeceğini iletti. Bu mesajlaşmanın içeriği, diplomatik kaynaklar ve sürece vakıf bölgesel yetkililer tarafından doğrulandı.
12 GÜNLÜK SAVAŞIN ARDINDAN GELEN SIRA DIŞI TEMAS
İsrail ile İran arasındaki derin düşmanlık ve iki ülkenin haziran ayında 12 gün süren bir savaşa girmiş olması, bu tür bir temasın ne kadar olağan dışı olduğunu ortaya koyuyor. Washington Post’a göre, bu iletişimde Rusya’nın arabulucu rolü üstlenmesi de dikkat çekici bir unsur olarak öne çıkıyor.
HİZBULLAH PLANI ETKİLİ OLDU
Habere göre bu gizli temaslar, İsrail’in İran’la doğrudan gerilimi tırmandıran ya da yeni bir saldırının öncüsü olarak algılanmaktan kaçınma isteğiyle bağlantılıydı. Aynı dönemde İsrail, Lübnan’daki İran destekli Hizbullah’a karşı kapsamlı bir askeri harekât hazırlığı içindeydi.
Diplomatlara göre Tel Aviv yönetimi, İran’ı sürecin dışında tutarak olası bir Hizbullah operasyonunda örgütü yalnız bırakmayı hedefliyordu.
KAMUOYUNA SERT, PERDE ARKASINDA YUMUŞAK MESAJLAR
Bu gizli güvenceler, İsrailli yetkililerin geçen yılın sonlarında kamuoyuna açık şekilde yaptığı sert açıklamalarla çelişti. O dönemde İsrail, İran’ın hızla yeniden doldurulduğunu öne sürdüğü balistik füze stoklarını gerekçe göstererek yeni saldırı ihtimalini ima ediyordu.
TAHRAN TEMKİNLİYDİ: ABD FAKTÖRÜ MASADAYDI
Washington Post’a konuşan ve mesajlaşmadan haberdar olan iki yetkiliye göre, İran İsrail’den gelen mesajlara olumlu yanıt verse de niyetlerden tam olarak emin olmadı. Tahran, İsrail’in verdiği güvencelerin geçerli olması durumunda bile, ABD ordusunun İsrail’le koordineli bir saldırı başlatabileceği ihtimalinin açık bırakıldığını düşündü.
Bu senaryoda İsrail, askeri gücünü tamamen Hizbullah’a yöneltecek, ABD ise İran’ı hedef alacaktı.
“İRAN İÇİN İYİ BİR ANLAŞMAYDI”
Haberde görüşlerine yer verilen üst düzey bir bölgesel yetkili, “İran açısından bakıldığında, İsrail-Hizbullah çatışmasının dışında kalmak iyi bir anlaşmaydı” değerlendirmesinde bulundu.
“İran açısından bakıldığında, İsrail-Hizbullah çatışmasının dışında kalmak iyi bir anlaşmaydı”
ABD’li yetkililer de İran’ın, ülkede yaşanan iç karışıklıklar nedeniyle Hizbullah’a verdiği somut desteği zaten azalttığını ifade etti.
PROTESTOLAR DENGEYİ BOZDU MU?
Washington Post, son haftalarda İran’da patlak veren ve hükümetin iktidarını zorlayan protestoların, bu gizli mutabakatı nasıl etkileyeceğinin belirsiz olduğuna dikkat çekti. İsrail ve İran’ın bu sessiz anlaşmaya bağlı kalıp kalmayacağı net değil.
TRUMP MASADA: İRAN’A SALDIRI SEÇENEĞİ
Haberde, ABD Başkanı Donald Trump’ın, protestolara yönelik sert müdahaleler nedeniyle İran rejimine ait hedeflere saldırı seçeneğini değerlendirdiği belirtildi. Analistlere göre böyle bir saldırı, İran’ın ABD’nin müttefiki olan İsrail’e misilleme yapmasına yol açabilir.
HAZİRAN HATIRLATMASI: MÜZAKERELER SÜRERKEN SALDIRI
Ancak Washington Post, İsrail’in daha önce ABD-İran nükleer müzakereleri sürerken haziran ayında İran’a yönelik kapsamlı bir sürpriz saldırı düzenlediğini de hatırlattı.
ESKİ MOSSAD YETKİLİSİNDEN DİKKAT ÇEKEN SÖZLER
Tel Aviv’deki Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü’nden kıdemli araştırmacı ve eski Mossad yetkilisi Sima Shine, gazeteye yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
“İsrail, İran’a yönelik olası saldırılarda ABD’ye öncü rol veriyor. Ancak rejim değişikliğini görmekten de büyük memnuniyet duyar. Bu, Orta Doğu’yu ve Hizbullah’ı kökten değiştirir.”
Shine, İran’ın vereceği olası karşılıkta İsrail’in de hedef olabileceğine dikkat çekerek, Tel Aviv’in bu nedenle savunmasını güçlendirdiğini vurguladı.
HEDEF: İRAN’I DIŞARIDA TUTMAK, HİZBULLAH’I YALNIZ BIRAKMAK
İsrailli bir yetkiliye göre İran’la kurulan bu gizli temasların temel amacı, İsrail bir saldırı düzenlerse Tahran’ı sürecin dışında tutmak ve Hizbullah’ı izole etmekti. Yetkili, aynı yaklaşımın bugün de geçerli olabileceğini belirtti.
“LÜBNAN SALDIRISI OLACAK”
Yetkili, İran’la yaşanacak gelişmelerden bağımsız olarak Hizbullah’a yönelik bir askeri kampanyanın gündemde olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Lübnan’daki saldırı gerçekleşecek ve Hizbullah ağır biçimde hedef alınacak. Soru, bunun İran savaşı sırasında mı yoksa sonrasında mı olacağı.”
MESAJLAR ARALIK SONUNDA İLETİLDİ
Washington Post’un haberine göre, İsrail ile İran arasındaki en son mesajlaşma, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin Moskova ziyaretinden kısa süre sonra, Aralık ayının sonlarında gerçekleşti.
Bu, Rusya’nın iki ülke arasında arabuluculuk yapmaya çalıştığı ilk girişim değil. Haberde, Kremlin’in bu rolü kullanarak Trump yönetimi nezdinde Ukrayna savaşıyla ilgili müzakerelerde elini güçlendirmeyi hedeflediği de belirtildi.
TRUMP DAHA ÖNCE REDDETMİŞ
Üst düzey Rus diplomatlara yakın bir akademisyenin aktardığına göre, Moskova daha önce Trump’a İsrail-İran arasında arabuluculuk yapma teklifinde bulundu. Trump’ın bu teklifi reddederek Ruslara, “Önce Ukrayna’yla ilgilenin” dediği kaydedildi.
Aralık ayındaki temasların Washington’un bilgisi ya da katılımıyla yapılıp yapılmadığı ise netlik kazanmadı.
İsrail kamu yayıncısı KAN, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun kısa süre önce Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’den, İsrail’in İran’a saldırmayı planlamadığı mesajını Tahran’a iletmesini istediğini bildirdi.
Netanyahu’nun ofisi ile Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise Washington Post’un yorum taleplerine yanıt vermedi.