Uzmanlar, ABD’nin YPG/PKK’ya verdiği ağır silahların entegrasyon süreci sonrası akıbetine dikkat çekiyor. Dr. Tolga Sakman, bu silahların bir kısmının Suriye ordusuna geçmesi gerektiğini, ancak sayının az çıkması halinde başka bölgelere kaydırılmış olabileceğini söyledi. Dr. Murat Genç ise silahların Suriye ordusuna devredileceği konusunda iyimser olmadığını, Kandil ve İran’daki gruplara aktarılma ihtimalinin Türkiye açısından ciddi bir güvenlik riski oluşturduğunu vurguladı.
ABD’nin terör örgütü YPG’ye verdiği destek, silah, mühimmat, elektronik ekipman, eğitim ve araç desteği başlıklarında dikkat çekiyor. Bu kapsamda örgüte M4/M16 piyade tüfekleri, AK-47 ve AK türevleri, tabancalar, keskin nişancı tüfekleri, M240/M249 makineli tüfekler, ağır makineli ve uçaksavar tipi silahlar ile RPG-7 gibi çeşitli silahların sağlandığı belirtiliyor. Mühimmat ve lojistik destek kalemlerinde ise farklı çaplarda milyonlarca fişek, mayın ve EYP imha kitleri, el bombaları ve patlayıcıların yer aldığı ifade ediliyor.
Örgüte iletişim ve elektronik donanım alanında askeri telsizler, uydu haberleşme cihazları, gece görüş gözlükleri, termal kameralar ve bazı İHA karşıtı elektronik ekipmanların verildiği aktarılıyor. Ayrıca eğitim ve danışmanlık kapsamında özel kuvvetler eğitimi, şehir çatışması ve istihbarat eğitimi ile komuta-kontrol ve hedefleme desteği sağlandığı öne sürülüyor. Araç desteği bölümünde ise zırhlı ve zırhsız pick-up’lar, MRAP (mayına dayanıklı zırhlı araçlar) ve lojistik kamyonların bulunduğu kaydediliyor.
Dış Politika Araştırmaları Merkezi (DİPAM) Başkanı Dr. Tolga Sakman, YPG/PKK’ya ABD tarafından sağlanan silahların geçmişten bu yana bilinen bir gerçek olduğunu belirterek, bu sürecin o dönem yoğun şekilde eleştirildiğini hatırlattı. Sakman, ABD’nin tırlar dolusu silahı hibe ettiğini, bu silahların sadece hafif değil, Javelin tipi tanksavar mühimmatları ve uçaksavar sistemleri gibi ağır silahları da kapsadığını söyledi.
Verilen silahların, sözde IŞİD’le mücadele gerekçesiyle açıklandığını vurgulayan Sakman, “IŞİD’in uçağı yokken uçaksavar verilmesini o dönem de sorgulamıştık. Bu, YPG’nin adım adım ‘ordulaştırılması’ sürecinin bir parçasıydı” dedi. Ancak sahadaki gelişmelere bakıldığında, bu kadar ağır silaha rağmen ciddi bir direniş yaşanmadığını belirten Sakman, bunun YPG’nin sahadaki motivasyonu ve ideolojik direnciyle ilgili olduğunu ifade etti.
Suriye ordusunun ilerleyişi sırasında tanksavar mühimmatlarının kullanılmadığına dikkat çeken Sakman, bunun YPG unsurlarının büyük ölçüde geri çekildiğini gösterdiğini söyledi. Bu silahların bir kısmının Haseke yönüne çekilmiş olabileceğini belirten Sakman, yapılan entegrasyon anlaşması sonrasında söz konusu mühimmatın normal şartlarda Suriye ordusuna devredilmesi gerektiğini dile getirdi.
Ancak asıl kritik noktanın, bu silahların ne kadarının gerçekten Suriye ordusunun envanterine geçeceği olduğunu vurgulayan Sakman, aksi durumda silahların başka bölgelere kaydırılmış olabileceği ihtimalinin ciddi bir güvenlik sorunu doğuracağını ifade etti. Sakman, PKK’nın bu silahları başka terör örgütlerine transfer etme ihtimalinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.
Güvenlik politikaları uzmanı Dr. Murat Genç ise Ortadoğu’da taşeron yapıların akıbetinin genellikle benzer olduğunu vurgulayarak, ABD ve Batı’nın SDG’ye beklenen desteği vermediğini söyledi. Genç, YPG’nin elindeki silahların büyük bölümünün Suriye ordusuna devredileceği yönünde iyimser olmadığını belirtti.
Dr. Genç’e göre bu silahların kaydırılabileceği iki ana bölge bulunuyor. Bunlardan ilki Irak’ın Kandil bölgesi ve Türkiye’nin operasyon yürüttüğü alanlar. Bu senaryonun Türkiye açısından son derece riskli olduğunu vurgulayan Genç, ikinci ihtimalin ise İran’da YPG ve SDG ile koordineli hareket eden gruplar olduğunu söyledi.
Ağır silahların ve güdümlü füzelerin taşınmasının kolay olmadığına dikkat çeken Genç, bu tür sevkiyatların istihbarat birimlerinin radarından kaçmasının zor olduğunu ifade etti. Genç, YPG’nin elindeki silahların bir kısmını Ayn el-Arab (Kobani) ve kuzeydoğu Suriye’de kendi çıkarlarını korumak amacıyla elde tutabileceğini, ancak silah sayısının fazlalığı nedeniyle örgütün de nasıl bir yol izleyeceğini değerlendirdiğini söyledi.
Uzmanlar, entegrasyon süreciyle birlikte YPG’ye verilen silahların akıbetinin bölgesel güvenlik açısından yakından takip edilmesi gerektiği konusunda görüş birliğine vardı.
Kremlin açıkladı: Putin’e ‘Gazze Barış Kurulu’ daveti geldi
Çin’de alarm zilleri! Ölümler doğumları geçti: Ülke tarihindeki en düşük seviyede…
ÖZEL | 1979 öncesine dönüş mü? İran protestolarının simgesine yakın mercek
Şili’de ‘felaket durumu’ ilanı: Orman yangınlarında 18 kişi öldü
Trump’tan ‘Rus tehdidi’ vurgusuyla yeni Grönland mesajı: Artık zamanı geldi
Fransa’da 5 bölgede sel uyarısı