ABD ve İran arasındaki gerilim nükleer müzakereler ve askeri sevkiyat iddialarıyla tırmanırken, Washington’ın Tahran’a yönelik yeni stratejisi dünyayı teyakkuza geçirdi. Konuyu A Haber’de değerlendiren uzman isimler, Trump yönetiminin “müzakere olmazsa saldırı” imasıyla İran’ı köşeye sıkıştırmaya çalıştığını belirtirken, bölgedeki uçak gemisi hareketliliği ve olası hava operasyonu senaryoları küresel siyasetin bir numaralı gündem maddesi haline geldi.
ABD’nin İran politikası yeniden sertleşirken, Washington’dan gelen askeri hamle sinyalleri ve müzakere mesajları dikkat çekiyor. Uzmanlara göre Trump yönetimi tehdit dozunu artırarak Tahran’ı masaya zorlamaya çalışıyor. Reuters’ın manşetine taşıdığı dikkat çeken haberde ABD’nin haftalarca İran’ı vuracağı belirtildi. Buna karşılık kara harekâtı ihtimali zayıf görülürken, hava saldırısı seçeneği açıkça dillendiriliyor.
“AMERİKA’DA İKİ FARKLI GÜÇ ODAĞI VAR”
Güvenlik Politikaları Uzmanı Prof. Dr. Uğur Özgöker, ABD’de iki farklı güç odağının bulunduğunu belirterek, “Amerika’da ikili bir yönetim yapısı var. Eskiden beri vardı ama Trump döneminde daha belirgin hale geldi. Bir tarafta ‘Derin Amerika’ yani establishment dediğimiz yapı var. Bunun Siyonist ağırlıklı olduğunu düşünüyorum. Diğer tarafta ise bu düzeni değiştirmek isteyen Trump gibi bir figür bulunuyor” ifadelerini kullandı.
“Amerika’da ikili bir yönetim yapısı var. Eskiden beri vardı ama Trump döneminde daha belirgin hale geldi. Bir tarafta ‘Derin Amerika’ yani establishment dediğimiz yapı var. Bunun Siyonist ağırlıklı olduğunu düşünüyorum. Diğer tarafta ise bu düzeni değiştirmek isteyen Trump gibi bir figür bulunuyor”
İRAN’IN ASKERİ KAPASİTESİ İSRAİL’İ Mİ TEHDİT EDİYOR?
Özgöker, bu çevrelerin İsrail’in çıkarlarını öncelediğini savunarak, “İran’ın askeri kapasitesinin sınırlandırılmasını, füze ve nükleer silaha sahip olmamasını, İsrail’e tehdit oluşturmamasını istiyorlar” sözleriyle yaklaşımı aktardı.
“İran’ın askeri kapasitesinin sınırlandırılmasını, füze ve nükleer silaha sahip olmamasını, İsrail’e tehdit oluşturmamasını istiyorlar”
Petrol ticareti üzerinden de dikkat çeken bir iddiada bulunan Özgöker, “Dünya piyasasında petrol 40 dolar seviyesindeyken bazı Yahudi firmalarının İran’dan 12 dolara alım yaptığı iddia ediliyordu. Başkalarına satış engellenirken ambargolar devreye sokuluyordu” dedi.
, “Dünya piyasasında petrol 40 dolar seviyesindeyken bazı Yahudi firmalarının İran’dan 12 dolara alım yaptığı iddia ediliyordu. Başkalarına satış engellenirken ambargolar devreye sokuluyordu”
Trump’ın önceliklerinin farklı alanlara kaydığını söyleyen Özgöker, “Grönland, Panama, Avrupa, Çin ve Pasifik başlıklarıyla ilgileniyor. İran’da ise kendisine yakın bir yönetim görmek istiyor” değerlendirmesinde bulundu.
“Grönland, Panama, Avrupa, Çin ve Pasifik başlıklarıyla ilgileniyor. İran’da ise kendisine yakın bir yönetim görmek istiyor”
(fotoğraf – ahaber.com.tr – ekran görüntüsü)
PROTESTOLARDAN NÜKLEER DOSYAYA DÖNÜŞ
Akademisyen – Siyaset Bilimci Dr. Fatma Yeşiltaş ise sürecin seyrine dikkat çekerek, “ABD’nin Venezuela’dan sonra yönünü İran’a çevireceği belliydi. Protestolar konuşulurken bir anda konu nükleer başlığa kaydı. 12 günlük çatışmalarda mesele nükleer programdı; Trump gemiyi gönderirken protestoculara ‘Dayanın, yardım geliyor’ demişti. Şimdi yeniden nükleer başlığa dönmüş durumdayız” ifadelerini kullandı.
“ABD’nin Venezuela’dan sonra yönünü İran’a çevireceği belliydi. Protestolar konuşulurken bir anda konu nükleer başlığa kaydı. 12 günlük çatışmalarda mesele nükleer programdı; Trump gemiyi gönderirken protestoculara ‘Dayanın, yardım geliyor’ demişti. Şimdi yeniden nükleer başlığa dönmüş durumdayız”
“MÜZAKERE OLMAZSA SALDIRI” MESAJI
Prof. Dr. Uğur Özgöker, Washington’un açık bir baskı stratejisi izlediğini belirterek, “Müzakere olmazsa saldırı iması var. Masaya oturulduğunda taleplerini kabul ettirmeyi hedefliyor. ‘İmzalamazsan sonuçlarına katlanırsın’ mesajı veriyor. Bu kez yalnızca nükleer tesisleri değil, rafinerileri ve yerleşim alanlarını da hedef alabileceğini söylüyor” dedi.
“Müzakere olmazsa saldırı iması var. Masaya oturulduğunda taleplerini kabul ettirmeyi hedefliyor. ‘İmzalamazsan sonuçlarına katlanırsın’ mesajı veriyor. Bu kez yalnızca nükleer tesisleri değil, rafinerileri ve yerleşim alanlarını da hedef alabileceğini söylüyor”
Körfez’de ABD’nin geniş askeri varlığına dikkat çeken Özgöker, “Katar, Bahreyn, Irak ve Ürdün’de üsleri var. Uçak gemisi ve ona eşlik eden savaş gemileri sevk ediliyor. Kara harekâtı riskli olur ama hava saldırısı seçeneği açık şekilde dile getiriliyor” sözleriyle tabloyu özetledi.
“Katar, Bahreyn, Irak ve Ürdün’de üsleri var. Uçak gemisi ve ona eşlik eden savaş gemileri sevk ediliyor. Kara harekâtı riskli olur ama hava saldırısı seçeneği açık şekilde dile getiriliyor”
WASHINGTON’DAN “YÖNLENDİRME” STRATEJİSİ
A Haber Washington Muhabiri İrfan Sapmaz, süreci bir yönlendirme hamlesi olarak değerlendirdi. Sapmaz, “Bu bir strateji. Reuters küresel ölçekte etkili bir ajans ve haber akışı büyük ölçüde oradan sağlanıyor. İkinci uçak gemisiyle ilgili ‘talimat verdim’ ya da ‘yolda’ gibi açıklamalar var ancak ulaşması 10–15 günü bulabilir” ifadelerini kullandı.
“Bu bir strateji. Reuters küresel ölçekte etkili bir ajans ve haber akışı büyük ölçüde oradan sağlanıyor. İkinci uçak gemisiyle ilgili ‘talimat verdim’ ya da ‘yolda’ gibi açıklamalar var ancak ulaşması 10–15 günü bulabilir”
Berfort’tan verilen mesajın sembolik olduğuna dikkat çeken Sapmaz, “Maduro’yu yakalayan ekip oradaydı; Delta Force’un merkezi konumunda. ‘Gerekirse benzer operasyonları başka yerlerde de yaparız’ mesajı veriliyor olabilir” dedi.
, “Maduro’yu yakalayan ekip oradaydı; Delta Force’un merkezi konumunda. ‘Gerekirse benzer operasyonları başka yerlerde de yaparız’ mesajı veriliyor olabilir
Sapmaz ayrıca, “Trump tansiyonu yükselterek tarafları masaya çekmeye çalışıyor. Ancak mevcut tabloya baktığımda ABD’nin İran’a yönelik bir kara harekâtı planladığına dair güçlü bir işaret görmüyorum” değerlendirmesinde bulundu.
“Trump tansiyonu yükselterek tarafları masaya çekmeye çalışıyor. Ancak mevcut tabloya baktığımda ABD’nin İran’a yönelik bir kara harekâtı planladığına dair güçlü bir işaret görmüyorum”
CIA raporlarının hazırlandığını aktaran Sapmaz, “Trump tehdit dozunu artırarak ‘müzakereye gelin’ çağrısı yapıyor. Beş maddelik tekliften söz ediliyor; bunu ikiye de indirebilir. Söylediği her ifadenin mutlaka hayata geçirileceğini düşünmüyorum” sözleriyle süreci yorumladı.
“Trump tehdit dozunu artırarak ‘müzakereye gelin’ çağrısı yapıyor. Beş maddelik tekliften söz ediliyor; bunu ikiye de indirebilir. Söylediği her ifadenin mutlaka hayata geçirileceğini düşünmüyorum”
CENEVRE’DE KRİTİK MASA, TAHRAN’DA TEPKİ
A Haber Tahran Muhabiri Ekber Karadağ ise nükleer müzakerelerin Salı günü Cenevre’de yapılmasının planlandığını ve İsviçre’nin bunu doğruladığını belirterek, “Arabuluculuğu Umman üstlenecek. Daha önce Roma’da benzer bir görüşme gerçekleştirilmişti” dedi.
Arabuluculuğu Umman üstlenecek. Daha önce Roma’da benzer bir görüşme gerçekleştirilmişti”
İran iç siyasetinde de tartışmaların arttığını vurgulayan Karadağ, “51 milletvekili Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan’dan müzakerelerden çekilmesini talep etti. Trump’ın uzlaşı arayışında olmadığı görüşünü savunuyorlar. Abbas Musevi de ABD’nin süreci zaman kazanmak için kullandığını dile getirdi” ifadelerini kullandı.
“51 milletvekili Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan’dan müzakerelerden çekilmesini talep etti. Trump’ın uzlaşı arayışında olmadığı görüşünü savunuyorlar. Abbas Musevi de ABD’nin süreci zaman kazanmak için kullandığını dile getirdi”
Reuters’ın haberine de değinen Karadağ, “ABD’nin haftalar sürebilecek bir operasyon hazırlığında olduğu ve ikinci geminin iki hafta içinde İran karasularına ulaşabileceği ifade edildi” sözleriyle son gelişmeleri aktardı.
, “ABD’nin haftalar sürebilecek bir operasyon hazırlığında olduğu ve ikinci geminin iki hafta içinde İran karasularına ulaşabileceği ifade edildi”
ABD–İRAN HATTINDA GERİLİM!
ABD’NİN KAÇ UÇAK GEMİSİ VAR?
ABD’NİN GİZEMLİ SİLAHI “DİSCOMBOBULATOR”