Kandil süreci sabote mi etmek istiyor? Asıl amaç ne? Madde madde değerlendirme! Abdulkadir Selvi yazdı

Kandil süreci sabote mi etmek istiyor? Asıl amaç ne? Madde madde değerlendirme! Abdulkadir Selvi yazdı
Yayınlama: 14.01.2026 08:43
A+
A-

Suriye ordusu, Fırat Nehri’nin batısında kalan YPG/SDG işgalindeki bölgeyi askeri alan ilan ederek, tüm silahlı unsurların Fırat’ın doğusuna çekilmesini istedi. Yerel basına yapılan yazılı açıklamada, terör örgütü YPG/SDG ve PKK’lı teröristlerin yanı sıra eski rejim kalıntılarının Fırat Nehri’nin batısındaki işgal ettiği bölgelerde yığınak yapmaya devam ettiği belirtildi. İşgal edilen bölgelerin kamikaze insansız hava araçlarıyla (İHA) Halep’e saldırılar için kullanıldığı ifade edildi. Terör örgütünün hem bu bölgelere yığınak yapması hem Halep’e İHA saldırıları için kullanılması nedeniyle Fırat Nehri’nin batısında yer alan işgal altındaki bölgelerin askeri alan ilan edildiği aktarıldı. Bu doğrultuda terör unsurlarının da Fırat Nehri’nin doğusuna çekilmesi istendi. Bu gelişmeler yaşanırkenSDG’deMazlum Abdiçatışmaya gerek kalmadan Halep’ten çekilmeye yakın dururken Kandil, “kalın ve savaşın” açıklaması yapıldı. Abdulkadir Selvi Hürriyet Gazetesi’ndeki köşesinde Suriye’de yaşananlara ilişkin bir yazı kaleme aldı.

YPG’nin Halep’ten 48 saat süren bir operasyonla temizlenmesinin şokunu yaşayan Kandil tarafından çarpıtmalarla dolu bir açıklama yapıldı. En sondan başlayayım. SDG’deMazlum Abdiçatışmaya gerek kalmadan Halep’ten çekilmeye yakın dururken Kandil, “kalın ve savaşın” dedi.

Eşrefiyye boşaltıldıktan, Şeyh Maksud Mahallesi kuşatıldıktan sonra bile Kandil, “kalın ve savaşın” diye bastırdı. O nedenle çatışmadan ve ölümlerden Kandil sorumlu. Kandil bunu “öz savunma meşru bir haktır” diye savuşturmaya çalışıyor. Suriye topraklarında, Suriye devletine savaş açıyorsun sonra bunu meşru bir hak olarak gösteriyorsun. Peki bir devletin kendi topraklarını silahlı unsurlara karşı savunması gayrimeşru bir hak mı?

1-Halep operasyonu Suriye devleti tarafından başlatılmadı. Tam aksine SDG ile 10 Mart Mutabakatı’nın müzakere edildiği,Öcalan’ın “10 Mart Mutabakatı’na uyulsun” diye çağrı yaptığı bir dönemde Kandil’in talimatıyla, Eşreffiye ve Şeyh Maksut mahallelerinden şehir merkezindeki konutlara, sivillere, Hıristiyan mahallelerine, hastane ve sağlık merkezlerine, okullara ve tarım müdürlüğü gibi kamu binalarına yönelik saldırılar başlatıldı. Eğer PKK-YPG saldırıları başlatmasa müzakere süreci devam edecekti.

2-Tam 10 aydır terör örgütünün Halep’te kontrol ettiği iki mahalleyi boşaltması için müzakere yürütülüyor. Kandil hem Halep’i boşaltmayı kabul etmiyor hem Halep’teki saldırıları başlatıyor. Hem de “Halep’teki Kürt mahallelerine saldırılar başlatılmıştır” diyorlar. Çarpıtmanın bu kadarına pes doğrusu.

3- Öcalan’ın 27 Şubat’taki çağrısı PKK’nın tüm bileşenlerini kapsıyordu. İmralı heyetinde yer alanSırrı Süreyya Önder, “Çağrı ilkesel olarak herkesi kapsıyor” demişti.

SDG,Öcalan’ın çağrısını dikkate almadı.Öcalan, 30 Aralık’taMazlum Abdi’ye gönderdiği mektupta, “10 Mart Mutabakatı’nın uygulanması süreci rahatlatacak ve hızlandıracak” demişti. Peki,Mazlum Abdibunun gereğini yerine getirdi mi? Kandil,Öcalan’ın mektubunun gereğinin yerine getirilmesini istedi mi? Tam tersine, Kandil, 10 Mart Mutabakatı’nın uygulanmasını engelledi. Şimdi de çıkmışÖcalan’ın çağrı yaptığı bir zamanda operasyon yapıldı diyorlar.Öcalan’ı dinlemeyen Kandil şimdi niye onun arkasına saklanıyorsun?

4-Amerikan helikopterine bindirilip Şam’a getirilenMazlum Abdi, Türkiye, ABD ve Suriye devletinin baskısıyla 10 Mart Mutabakatı’nı imzaladı. Ama 10 ay zarfında bu mutabakatın bir maddesini dahi yerine getirmedi. Kandil, Halep’teki bozgundan sonra 10 Mart Mutabakatı’na uyulmadığını söylüyor: Peki sen 10 Mart Mutabakatı’na uyulmasını engellemedin mi? 10 Mart Mutabakatı’nın tek bir maddesi uygulandı diyebiliyor musun?

5-Kandil’in açıklamasında Halep operasyonu için “ABD ve bölgedeki uluslararası güçlerin de onayının alındığı” ifade ediliyor. Ha şunu anlasaydınız. SDG’nin Suriye ordusuna entegrasyonu için Türkiye-ABD ve Suriye devleti perspektifi uyuşuyor. Kandil, ABD’nin desteğini göremeyince “bizi sattınız” diyerek Haseke’deki Amerikan üssüne saldırdı.

Ne oldu? SDG’ye yönelik bir operasyon olursa İsrail, Şam’ı bombalayacaktı. İsrail’e sırtınızı dayayıp kafa tutmaya çalıştınız, 48 saat bile dayanamadınız. İsrail yardımınıza gelebildi mi? Tam bir bozgun yaşadınız. Güvendiğiniz dağlara kar mı yağdı? Daha bu başlangıç. Ya 10 Mart Mutabakatı’na uyacaksınız ya da Fırat’ın doğusundan da tasfiye edileceksiniz.

6-Kandil’in açıklaması üzerine “Bu, Terörsüz Türkiye sürecini sabote etmeye yönelik bir hamle mi?” sorusuna yanıt aradım. Kandil’in çarpıtmalarla dolu açıklaması rahatsızlık oluşturmuş durumda. Kandil’de bir grubun Terörsüz Türkiye sürecinden rahatsız olduğu biliniyor.Murat Karayılan, Cemil Bayıkneden konuşmuyorlar? Eğer Kandil, Halep’i gerekçe göstererek süreci sabote edecekse bunun şimdiden ortaya çıkması iyi olur deniliyor.

İRAN DÜŞERSE İSRAİL SINIR KOMŞUMUZ OLUR

İran, tarihinin zor dönemlerinden birini yaşıyor. İran’da her 4-5 yılda bir eylemler olur. Kimi zaman bu eylemler kanlı bir şekilde bastırılır. Ama bu kez farklı. ABD ve İsrail, İran’da kaosun derinleşmesi ve iç savaş için bastırıyor. 12 Gün Savaşları’nda İsrail ve ABD, İran’ı vurmuştu. Dişlerine kan değdi. Bu kez İran’da iç savaş çıkarmak istiyorlar. O nedenle etki ajanlarını devreye sokmuş durumdalar. Savaş bir yandan da sosyal medyada sürüyor. Halkı kışkırtıyorlar. ÖnceElon Musk’ın Starlink uyduları, sonra ABD ve İsrail’in savaş uçakları devreye giriyor.

İRAN’LA DAYANIŞMA ZAMANI

Ancak İran kolay lokma değil. İran’ın istikrarı ise Türkiye’nin ve bölgenin istikrarı açısından önemli. Halep’te teröristlerin kullandığı intihar dronları İran yapımı çıktı. İran bizimle Lübnan’da, Suriye’de, Irak’ta rekabet halinde. PKK’nın silah bırakmaması için çaba gösteriyor. Ama Türkiye buna rağmen İran’ın istikrarından yana. Gün, İran’ı eleştirme günü değil. Gün, İran’la dayanışma günü. Dilerim İran bu olaylardan sonra Türkiye’yle ilgili politikalarını gözden geçirir.

Irak’taki Amerikan işgali ve sonrasında yaşanan iç savaştan en çok zarar gören ülke olduk. Suriye’deki iç savaş birinci derecede bize zarar verdi. İran bu ülkelerin hiçbirine benzemez. Eğer İran’da İsrail ve ABD başarılı olursa, bizim için büyük bir tehlike ortaya çıkar. İran’da iç savaş çıkar. İsrail, sınır komşumuz olur. O nedenle İran’ın istikrarı Türkiye’nin istikrarı demektir. Tahran’ın istikrarı Ankara’nın güvencesi demektir.

ABD ve İsrail çok tehlikeli bir oyun oynuyorlar. İran’ın düşmesiyle bölgedeki dengelerin altüst olmasını istiyorlar. Peki başarılı olacaklar mı? Tehlike büyük ama başarılı olmamaları lazım. İran zor bir dönemden geçerken Türkiye yine en güvenilir komşusu olarak İran’ın yanında.

ASKERLİK YERLERİ 2026: Askerlik sınıflandırma sonuçları ne zaman açıklanacak? MSB celp ve sevk tarihleri

TOKİ KURA KURA TAKVİMİ 14 – 18 OCAK 2026| Bu hafta hangi illerde TOKİ kura çekimi yapılacak?

Orman Genel Müdürlüğü (OGM) personel alımı sonuçları ne zaman açıklanacak?

Kadıköy’de can pazarı! Apartmanda yangın: Çok sayıda yaralı var

Polisin şüphesi üzerine durduruldu! Midesinden çıkanlar şoke etti

Kuyumcu baba-oğlun tuzağına düştüler! Altınlarla birlikte kayıplara karıştılar

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.