ABD-İran hattında artan gerilim enerji arz güvenliğini yeniden küresel gündemin merkezine taşırken, A Haber’e konuk olan Enerji Uzmanı Altuğ Karataş, Türkiye’nin bu fırtınalı süreçte güçlü kalmasının temelinde, Berat Albayrak döneminde temelleri atılan Milli Enerji ve Maden Politikası’nın bulunduğunu vurguladı. Karataş’a göre, Gabar’dan Sakarya’ya uzanan yerli üretim hamlesi, Türkiye’yi bölgesel krizlerin etkisinden koruyan en stratejik kalkan haline getirdi.
ABD ile İran arasında yükselen tansiyon, petrol ve doğalgaz arzına ilişkin endişeleri yeniden artırırken, küresel enerji piyasalarında gözler güvenli tedarik hatlarına çevrildi.
A Haber’e konuk olan Enerji Uzmanı Altuğ Karataş, Gabar’dan Sakarya Gaz Sahası’na uzanan yerli üretim hamlesinin Türkiye’yi bölgesel gerilimlere karşı stratejik olarak güçlendirdiğini söyledi (Ahaber.com.tr)
GABAR’DAN SAKARYA’YA ENERJİ KALKANI
Bu kritik süreçte A Haber ekranlarına konuk olan Enerji Uzmanı Altuğ Karataş, Türkiye’nin olası enerji krizlerine karşı neden hazırlıklı olduğunu çarpıcı örneklerle anlattı. Karataş, 2016 sonrası hayata geçirilen ve Berat Albayrak’ın bakanlığı döneminde temelleri atılan Milli Enerji ve Maden Politikası’nın, Gabar’dan Sakarya Gaz Sahası’na uzanan yerli üretim hamlesiyle Türkiye’yi bölgesel gerilimlere karşı stratejik olarak güçlendirdiğini ifade etti.
A Haber’e konuk olan Enerji Uzmanı Altuğ Karataş, Türkiye’nin enerji bağımsızlığı yolculuğunda Milli Enerji ve Maden Politikası’nın kritik bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Karataş, bu politikanın 2016 yılında hayata geçirilmesiyle birlikte Türkiye’nin yer altı kaynaklarına ilişkin stratejik bir vizyon geliştirdiğini söyledi.
TÜRKİYE’NİN ENERJİ SİGORTASI DEVREDE
“BERAT ALBAYRAK’IN ADIMLARI TÜRKİYE’Yİ KORUYOR”
Karataş, dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak döneminde başlatılan çalışmaların, 15 Temmuz darbe girişimine rağmen kararlılıkla sürdürüldüğüne dikkat çekerek, “Bu süreç kesintiye uğrasaydı bugün ne Gabar’daki petrolü ne de Sakarya Gaz Sahası’nı konuşuyor olabilirdik. Türkiye’nin bu rezervlerden haberdar bile olmaması mümkündü,” ifadelerini kullandı.
“Bu süreç kesintiye uğrasaydı bugün ne Gabar’daki petrolü ne de Sakarya Gaz Sahası’nı konuşuyor olabilirdik. Türkiye’nin bu rezervlerden haberdar bile olmaması mümkündü,”
Gabar bölgesinin yalnızca bir petrol sahası olmadığını belirten Karataş, buranın aynı zamanda terörden arındırılmış bir kalkınma alanı haline geldiğini söyledi. Geçmişte bölgede çalışan kamyon şoförleri ve vinç operatörlerinin dahi hedef alındığını hatırlatan Karataş, bugün ise aynı bölgede petrol üretiminin kesintisiz devam ettiğini kaydetti. Gabar’daki kuyulara Şehit Aybüke Yalçın ve Şehit Esma Çevik isimlerinin verilmesinin, devletin verdiği güçlü bir mesaj olduğunu vurguladı.
A Haber’e konuk olan Enerji Uzmanı Altuğ Karataş, Türkiye’nin enerji bağımsızlığı yolculuğunda önemli açıklamalarda bulundu (ahaber.com.tr)
KARATAŞ: GABAR VE SAKARYA’DAKİ YERLİ ENERJİ HAMLESİ TÜRKİYE’Yİ GÜÇLENDİRİYOR
A Haber canlı yayınında konuşan Karataş, yalnızca Gabar sahasında yaklaşık 3 bin 500 kişinin istihdam edildiğini, bu çalışanların büyük bölümünün bölge halkından oluştuğunu ifade etti. Benzer bir yaklaşımın Hakkari’deki enerji projelerinde de uygulandığını belirten Karataş, şehit olan TPAO personelinin isimlerinin sahalara verilmesinin sembolik önemine dikkat çekti.
“TÜRKİYE, YENİ SAHALAR VE YATIRIMLARLA ENERJİ ÜSSÜ OLMA YOLUNDA”
Türkiye’nin enerji vizyonunun yalnızca mevcut sahalarla sınırlı olmadığını söyleyen Karataş, Sakarya Gaz Sahası’nın yanı sıra Doğu Karadeniz, Doğu Akdeniz, Diyarbakır ve Trakya’da yeni arama ve üretim faaliyetlerinin sürdüğünü aktardı. Özellikle hidrolik kırma yöntemiyle bu bölgelerde önemli potansiyelin bulunduğunu belirtti.
Rafineri kapasitesine de değinen Karataş, SOCAR yatırımlarıyla Türkiye’nin işleme kapasitesini önemli ölçüde artırdığını, bu alanda artık yapısal bir eksiklik bulunmadığını söyledi. Türkiye’nin doğal gaz alanında ise bölgesel bir enerji ticaret merkezi (hub) olma hedefi doğrultusunda ilerlediğini kaydetti.
Enerji Uzmanı Altuğ Karataş, Türkiye’nin yıllık doğal gaz tüketimi 50–60 milyar metreküp seviyesinde olmasına rağmen, bunun üzerinde yapılan LNG anlaşmalarının ticari bir stratejiye dayandığını ifade etti. TürkAkım, Mavi Akım, Azerbaycan ve İran hatlarının yanı sıra FSRU terminalleriyle Türkiye’nin hem kendi ihtiyacını karşıladığını hem de Avrupa’ya gaz tedarik edebilecek bir konuma ulaştığını söyledi.
Karataş, “Türkiye, enerji krizleri yaşanmadan önce bu altyapıyı kurdu. Bugün Avrupa’nın yaşadığı sıkıntılar, bu vizyonun ne kadar doğru olduğunu gösteriyor,” diyerek, Türkiye’nin uluslararası enerji ticaretinde etkin bir aktör haline geldiğini vurguladı.
PETROL ÜRETİM TESİSİNDEN CANLI YAYIN!
A HABER PETROL ÜRETİM TESİSİNDE
A Haber, Diyarbakır’daki petrol üretim tesisinden canlı yayında son durumu aktardı. A Haber muhabiri Sinan Yılmaz, Diyarbakır’ın Eğil ilçesi yakınlarında bulunan petrol üretim tesisinden yaptığı canlı yayında, bölgenin enerji potansiyeline ilişkin dikkat çeken bilgiler paylaştı.
Mezopotamya olarak adlandırılan bölgenin yer altı kaynakları açısından son derece zengin olduğuna dikkat çeken Yılmaz, Diyarbakır’da petrol üretiminin son yıllarda önemli ölçüde arttığını vurguladı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın daha önce yaptığı açıklamalara atıfta bulunan Yılmaz, Diyarbakır’daki petrol potansiyelinin Gabar’daki rezervlerden daha yüksek olabileceğine işaret etti.
Canlı yayında aktarılan bilgilere göre, Diyarbakır’daki sahalarda günlük petrol üretimi 30 bin varile yaklaşmış durumda. Hazro ilçesindeki Varınca Petrol Sahası ile Eğil’e yakın Kurkan bölgesi, kentin en önemli üretim alanları arasında yer alıyor. Bu sahalarda üretim aralıksız sürerken, yeni sondaj ve sismik araştırmalar da devam ediyor.
A Haber muhabiri Sinan Yılmaz, Diyarbakır’ın Dicle ilçesinde aktif sondaj çalışmaları, Lice kırsalında ise sismik araştırmaların yürütüldüğünü belirtti. Ayrıca Lice, Hani, Dicle ve Kulp kırsalında, kayaların içinde sıkışmış petrol rezervlerinin ortaya çıkarılması için önümüzdeki aylarda yeni çalışmaların planlandığını aktardı.
Petrolün, sahalardan kilometrelerce uzunluktaki boru hatlarıyla üretim ve depolama tesislerine taşındığını belirten Yılmaz, Silvan yolu üzerinde yer alan ve Silvan ilçesine yakın konumdaki depolama merkezinin de kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. 1980’li ve 1990’lı yıllarda üzeri betonla kapatılan bazı kuyularda ise yapılan yeni mühendislik çalışmalarıyla yeniden üretime geçildiği vurgulandı.
A Haber Muhabiri Sinan Yılmaz, 2025’te 47,9 milyon varil petrol çıkarıldığını açıkladı (ahaber.com.tr)
TÜRKİYE 2025 YILINDA 47, MİLYON PETROL VALİ ÜRETTİ
Öte yandan A Haber canlı yayınında paylaşılan resmi verilere göre, Türkiye genelinde 2025 yılı itibarıyla petrol üretimi 47,9 milyon varile ulaştı. Başta Şırnak’taki Gabar Dağı, Kato Dağı ve Bestler-Dereler bölgesi olmak üzere, geçmişte terörle anılan alanlarda bugün 7 gün 24 saat esasına göre üretim yapılan büyük ölçekli enerji tesisleri faaliyet gösteriyor.
Bu tesislerin yalnızca enerji üretimiyle sınırlı kalmadığını vurgulayan A Haber muhabiri Sinan Yılmaz, Batman, Şırnak ve Diyarbakır başta olmak üzere bölge halkından binlerce kişinin istihdam edildiğini belirtti. Yılmaz, aşçıdan mühendise, sondajcıdan şoföre kadar çok sayıda vatandaşın enerji sektöründe görev alarak bölge ekonomisine doğrudan katkı sağladığını ifade etti.
İRAN TRUMP’A SUİKAST MI YAPACAK?
İRANLI GAZETECİ: TAHRAN BU KEZ HAZIRLIKLI!
BATI’NIN TÜRK KARŞITI PROJESİ: PEHLEVİLER
BAKAN FİDAN İLE ARAKÇİ İKİNCİ KEZ GÖRÜŞTÜ