Ortadoğu’da ince ip: Umman masası nereye gidiyor? Hande Fırat yazdı…

Ortadoğu’da ince ip: Umman masası nereye gidiyor? Hande Fırat yazdı…
Yayınlama: 10.02.2026 08:37
A+
A-

İran ile ABD arasındaki nükleer müzakereler, Tahran-Washington arasında tansiyonun yeniden yükseldiği, Washington’un Tahran’a karşı bölgede askeri yığınağını artırdığı bir dönemde gerçekleşti. Umman’da ABD ile İran arasında yapılan görüşmeler, uzun süredir kırılgan zeminde ilerleyen diplomatik temasların yeniden canlanması açısından kritik bir eşik olarak değerlendirilirken, taraflar diyaloğu sürdürme iradesi gösterse de müzakerelerde henüz somut bir ilerleme sinyali verilmedi. Hande Fırat, Hürriyet Gazetesi’ndeki köşesinde Suriye’deki gelişmelere dair dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

Ortadoğu yine bir eşiğin üzerinde.Maskat’ta diplomasi masası kuruluyor.

Aynı saatlerde Doğu Akdeniz’de askeri hareketlilik artıyor.

Washington“görüşmeler sürecek”diyor.

Tahran “kırmızı çizgilerimiz net” mesajı veriyor. Tel Aviv ise kapsam genişlemezse sürecin eksik kalacağını savunuyor. Üstelik Netanyahu ABD’ye gidiyor.

Sorulması gereken soru şu: Bu yeni diplomasi gerçekten bir çözüm arayışı mı, yoksa tarafların zamana oynadığı kontrollü bir gerilim mi?

Umman’daki ABD–İran teması teknik olarak bir “yeniden başlama”. Ama stratejik olarak bir güven testi. İran yalnızca nükleer programı konuşmak istiyor. ABD daha geniş bir dosya açmak istiyor. İsrail ise balistik füze kapasitesi ve bölgesel milis ağının masaya girmesini şart görüyor.

Bu üç yaklaşım arasındaki mesafe kapanmadan gerçek bir anlaşma zor.

Taraflar masadan kalkmasa da, masanın sınırları tartışmalı. Eğer kapsam genişlerse İran masadan kalkabilir. Eğer kapsam dar kalırsa İsrail devreye girer.

İşte ince ip tam burada.

İsrail’in güvenlik perspektifi şu: Nükleer kapasite sınırlansa bile füze altyapısı ve vekil güçler devam ederse tehdit sürer. Bu nedenle İsrail, diplomasi sürerken askeri opsiyonun masada kalmasını istiyor.

ABD’NİN İKİKANATLI STRATEJİSİ

Washington’un yaklaşımı çift yönlü gibi görünüyor. Diplomasi açık. Ama caydırıcılık aktif. Bölgede askeri varlık artırıldı.

Mesaj hem İran’a hem İsrail’e:“Süreç bizim kontrolümüzde.”

ABD şimdilik savaşı başlatmak istemiyor. Ama savaşa hazırlıksız görünmek de istemiyor.

TÜRKİYE NEREDE DURUYOR?

Ankara iki çizgiyi koruyor:

– İran’a dış müdahaleye karşı.

– Nükleer meselenin diplomasiyle çözülmesinden yana.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son açıklamalarında “bölgesel istikrar” vurgusu öne çıktı. Türkiye’nin İstanbul formatı önerisi vardı. Masada Umman öne çıktı. Ama Ankara devre dışı değil. Türkiye hem Washington’la hem Tahran’la konuşabilen az sayıdaki ülkeden biri. Bu bir avantaj. Ama aynı zamanda hassas bir denge.

Şu an gördüğümüz tablo bir “anlaşma süreci” değil. Bir “gerilim yönetimi” süreci. Kimse geri adım atmış görünmek istemiyor. Bu nedenle diplomasi var. Ama askeri hazırlık da var.

Görüşmeler sürer. Kapsam dar kalır. Gerilim düşük yoğunlukta devam eder.

Füze ve vekil güç dosyası masaya girer. İran sertleşir. İsrail baskıyı artırır. Sınırlı askeri risk artar.

Türkiye, Katar ve Körfez hattı devreye girer. Çok taraflı güvenlik çerçevesi oluşur. Bu en zor ama en kalıcı seçenek.

Ortadoğu’da hiçbir masa sadece masa değildir. Masada konuşulanla sahada yapılan her zaman paralel ilerlemez. Umman’daki temas bir başlangıç olabilir. Ama belirleyici olan şu olacak:

“ABD, İsrail’in güvenlik baskısı ile İran’la diplomasi arasında denge kurabilecek mi?”

Önümüzdeki günler bunu gösterecek. Süreçte sıkça sorulan bir soru daha var…

EPSTEIN DOSYASI TRUMP’I SIKIŞTIRIR MI?

Jeffrey Epstein belgeleri yeniden açıldıkça soru büyüyor: Bu dosya Donald Trump’ı bugün nasıl etkiliyor?

Karar alma süreçlerini daraltır mı?

Yoksa Amerikan siyaseti bu tür skandallara karşı artık bağışıklık mı geliştirdi?

Gerçekçi olmak gerekirse tablo siyah–beyaz değil.

Trump ile Epstein’ın 1990’larda aynı sosyal çevrelerde bulunduğu biliniyor. Florida ve New York elit çevreleri. 2002’de Trump’ın New York Magazine’e verdiği bir röportajda Epstein için “çok eğlenceli biri” dediği kayıtlarda var.

Mahkeme belgelerinde şu ana kadar Trump’ın suç ağına dahil olduğuna dair doğrudan bir itham bulunmuş değil. Ancak isminin sosyal temas bağlamında geçmesi bile siyasi düzlemde risk üretmeye yetiyor.

Amerikan siyasetinde algı çoğu zaman hukuktan hızlı hareket eder.

BUGÜNÜ NASILETKİLİYOR?

Trump şu anda hukuki baskılar altında bir siyasetçi. Federal ve eyalet düzeyinde farklı dosyalarla karşı karşıya. Epstein belgeleri doğrudan hukuki bir risk üretmese bile iki alanda baskı yaratıyor:

– Ahlaki meşruiyet tartışması. Trump’ın çekirdek seçmeni için bu dosya belirleyici görünmüyor. Ancak bağımsız seçmen ve banliyö kadın seçmen kitlesi açısından etik tartışmalar yeniden gündeme geliyor.

KARAR ALMASÜREÇLERİNDESIKIŞMA VAR MI

Doğrudan bir kurumsal sıkışma şu an için görünmüyor. Ancak siyasi psikoloji açısından tablo farklı. Bir lider hukuki ve etik dosyalarla çevriliyken, karar alma refleksleri daha savunmacı hale gelir. Kamuoyunu domine eden dosyalar gündem yönetimini zorlaştırır. Trump’ın siyaset tarzı krizle mücadele değil, krizi domine etme üzerine kurulu.

– Epstein dosyası kontrol edilebilir bir kriz mi? Şimdilik evet.

– Ama yeni belgeler, yeni isimler ve yeni temaslar üretirse tablo değişebilir.

CUMHURİYETÇİPARTİ NE YAPIYOR?

Parti içi refleks iki yönlü:

– Çekirdek taban “siyasi komplo” argümanına yatkın.

– Kurumsal kanat ise etik dosyaların genişlemesinden rahatsız.

Eğer Epstein belgeleri teknoloji elitleri, bağış ağları veya finans çevrelerine uzanırsa, parti içi dengelerde sessiz bir huzursuzluk artabilir.

Epstein dosyası Trump’ı bugün devirmiyor. Ama Amerikan sistemine şu soruyu yöneltiyor: Güçlü çevrelerde dolaşmak neden bu kadar uzun süre sorgulanmadı?

Bu dosya yalnızca bir kişinin suç hikâyesi değil.

Bu dosya tuhaf bir elit kültürün aynası.

Ve o aynaya bakmak, Washington için kolay değil.

Epstein’in eski kız arkadaşı Temsilciler Meclisi’nde soruları yanıtsız bıraktı! “Kimi koruyor?”

Londra’daki ‘Epstein’ depreminin yankıları Riyad’a kadar ulaştı! İlk açıklama geldi… Prens William’dan Suudi Arabistan temasları: Kate Middleton neden yanında değil?

The Simpsons 72 Saat Elektrik Kesintisi Kehaneti: 9 Şubat 2026 72 Saat Elektrik Kesintisi Gerçek mi? İşte Tüm İddialar

Elon Musk’ın Mars Hayali İptal Mi? Hedef Değiştirdi: İşte Yeni Rota! “Kendi Kendine Büyüyen Şehir” Kurulacak…

Bad Bunny’nin Super Bowl şovu çok konuşuldu! Trump’tan tepki gecikmedi…. Gizemli rakamın anlamı ne?

Uygunsuz fotoğrafları ortaya çıkmıştı! İngiltere’de Epstein krizi istifa getirdi

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.