Tahran’dan BM’ye kritik mektup: “Savaş istemiyoruz” ama… | O ifade dikkat çekti: Önleyici saldırı sinyali mi?

Tahran’dan BM’ye kritik mektup: “Savaş istemiyoruz” ama… | O ifade dikkat çekti: Önleyici saldırı sinyali mi?
Yayınlama: 21.02.2026 01:28
A+
A-

İran, ABD ile artan gerilim üzerine Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne mektup göndererek “savaş veya gerilimin tırmanmasını istemiyoruz” mesajı verdi, ancak meşru müdafaa hakkını da vurguladı. Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD’nin askeri yığınağını “gereksiz” olarak nitelendirdi, diplomasiye bağlı olduklarını ancak savunmaya da hazır olduklarını açıkladı. BM’ye sunulan metinde “gerçek saldırı tehdidi” ifadesi dikkat çekerken, olası bir çatışmada bölgedeki ABD üsleri ve askeri unsurların hedef alınabileceği belirtildi. Tahran’da günlük hayat normal seyrinde devam ederken, İran yönetimi askeri ve sivil hazırlıklarını sürdürüyor. Olası bir ABD saldırısına karşı ise Tahran’da “geniş kapsamlı karşılık” seçeneğinin ağırlık kazandığı ifade ediliyor.

Tahran yönetimi, yükselen savaş söylemleri ve ABD Başkanı Donald Trump’ın tehdit içeren açıklamaları sonrası Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne kritik bir mektup gönderdi. Mektupta, İran’ın “ABD ile savaş veya gerilimin tırmanmasını istemediği” açıkça ifade edilirken, meşru müdafaa hakkının da altı kalın çizgilerle çizildi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de Amerikan basınına verdiği röportajda hem Trump’ın verdiği süreyi hem de ABD’nin bölgedeki askeri yığınağını değerlendirdi. Arakçi, Amerika Birleşik Devletleri’nin İran çevresindeki askeri varlığının “gereksiz ve faydasız” olduğunu belirterek, askeri seçeneğin durumu daha da karmaşık hale getireceğini söyledi. İran’ın diplomasiye bağlı olduğunu vurgulayan Arakçi, aynı zamanda ülkesinin kendisini savunmaya da “tam hazır” olduğunu dile getirdi.

Arakçi, geçen yıl İran’a yönelik gerçekleştirilen hava saldırısına ve ABD’nin nükleer tesisleri hedef alan girişimlerine de değindi. Bu tesislerin yok edilemediğini belirten Arakçi, tesislerin İranlı bilim insanları tarafından yerli teknolojiyle inşa edildiğini ve bu nedenle ortadan kaldırılamayacağını ifade etti.

Önümüzdeki müzakere turuna ilişkin de bilgi veren Arakçi, yeni bir müzakere metni üzerinde çalışıldığını ve sürecin bu metin üzerinden sürdürülmesinin umulduğunu kaydetti. İran’ın nükleer programının barışçıl olduğunu ve “sonsuz şekilde barışçıl kalacağı” yönünde taahhüt vermeye hazır olduklarını belirten Arakçi, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Müdürü Rafael Grossi ile yakın temas halinde olduklarını, Grossi’nin teknik tavsiyelerinin yapıcı ve yol gösterici olduğunu söyledi.

BM’ye gönderilen mektupta öne çıkan ifadeler

Aydınlık Gazetesi Tahran Temsilcisi Gürkan Demir, İran’ın BM’ye sunduğu mektuptaki en dikkat çekici unsurun “gerçek saldırı tehdidi barındırıyor” ifadesi olduğunu aktardı. Demir’e göre, İran tarafı Trump’ın açıklamalarını bu çerçevede değerlendiriyor.

Demir, daha önceki metinlerde de tehdit dilinin uluslararası hukuka aykırı olduğunun vurgulandığını ancak bu kez dilin daha net bir sınır çizdiğini belirtti. “Gerçek saldırı tehdidi barındırıyor” ifadesinin, İran’ın önleyici saldırı hakkını gündeme alabileceğine işaret ettiğini söyledi.

Demir, İran Savunma Konseyi’nin 12 günlük savaş sonrası kurulduğunu ve tehdit dilinin savaşa dönüşmesi halinde önleyici saldırı yapılabileceği yönünde açıklamalar yapıldığını hatırlattı. Genelkurmay Başkanı Abdürrahim Musevi’nin de benzer ifadeler kullandığını belirten Demir, söz konusu ifadenin İran’ın karşı hamle seçeneğini daha açık biçimde masada tuttuğunu gösterdiğini aktardı.

Mektupta ayrıca olası bir çatışma durumunda “düşmana ait bölgedeki tüm tesisler ve askeri varlıkların meşru hedef haline geleceği” vurgulanıyor. Bu kapsamda Körfez ülkelerindeki ABD üsleri, bölgeye gönderilen savaş gemileri ve başta USS Abraham Lincoln olmak üzere deniz unsurlarının İran’ın menzilinde olduğu belirtiliyor.

Metinde, İran’ın müzakerelere bağlılığının altı bir kez daha çizilirken, ABD’nin de ciddiyet göstermesi ve diplomatik yollarla sonuca ulaşılması gerektiği ifade ediliyor. Ayrıca “yakında başka egemen ülkelerin sırası da gelecektir” ifadesiyle, bölge ve dünya ülkelerine Trump’ın uluslararası hukuku ihlal eden adımlarına karşı durma çağrısı yapılıyor.

Taktiksel geri adım mı, diplomatik hamle mi?

Gürkan Demir, İran’ın bu adımının hem olası bir saldırıyı önleme umudunu hem de diplomasi yollarını tüketmiş görünmeme stratejisini içerdiğini söyledi. Demir, İran’ın bir yandan bölge ülkelerine savaşın yayılma riskine dikkat çekerek baskı oluşturduğunu, diğer yandan da askeri hazırlıklarını sürdürdüğünü belirtti. Tahran’da Trump’a güvenin düşük olduğunu ve olası bir çatışma ihtimaline karşı teyakkuz halinin sürdüğünü ifade etti.

Tahran sokaklarında hayat normal

Tahran’daki son duruma ilişkin de bilgi veren Demir, başkentte panik havası olmadığını söyledi. Geçen ay yaşanan olaylarda hayatını kaybedenler için 40. gün anmalarının düzenlendiğini, bu programların genel olarak barışçıl şekilde tamamlandığını ve yaygın protestolara dönüşmediğini aktardı.

Bankaların, okulların, AVM’lerin, marketlerin, kafelerin ve restoranların açık olduğunu belirten Demir, Batı basınında verilen olası saldırı tarihlerine rağmen Tahran’da rafların boşaltıldığı ya da bankalarda kuyrukların oluştuğu bir tablo görülmediğini söyledi. Demir, “Hayat normal bir şekilde devam ediyor” dedi.

Buna karşılık hükümetin olası senaryolara karşı hazırlıklarını sürdürdüğünü, metroların sığınağa dönüştürülmesi, gıda ve enerji stoklarına yönelik çalışmaların kamuoyuna duyurulduğunu aktardı.

Tahran’daki büyük meydanlarda yer alan afişlerin de dikkat çekici olduğu belirtiliyor. Filistin Meydanı’nda İsrail’de olası hedef noktaların koordinatlarının işaretlendiği büyük bir haritanın asılı olduğu ifade edilirken, İnkılap Meydanı’nda ABD’ye ait uçak gemisi Lincoln’ün hedef alındığı ve savaş unsurlarının imha edildiğini gösteren görsellerin yeniden sergilendiği aktarıldı. Veli Asr Meydanı’nda ise ABD savaş uçakları ve helikopterlerinin enkaza dönüştürüldüğü ve İran bayrağı taşıyan kalabalıkların ilerlediği temalı görseller yer alıyor.

Olası saldırıya karşı İran’ın seçenekleri

ABD’nin “sınırlı bir saldırı” gerçekleştirmesi halinde İran’ın nasıl yanıt vereceği sorusuna ilişkin Demir, Tahran’da geniş kapsamlı karşılık seçeneğinin ağırlık kazandığını söyledi. İran tarafının, sınırlı bir yanıt verilmesi halinde sürecin periyodik saldırı döngüsüne dönüşmesinden endişe ettiğini ve bu nedenle ABD’ye güçlü bir maliyet hissettirilmesi gerektiği görüşünün öne çıktığını belirtti.

Hürmüz Boğazı’nın kapatılması ihtimali ve bölgedeki deniz unsurlarına karşı hazırlıklar kapsamında Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri’nin geniş çaplı tatbikatlar yaptığı, ardından İran ve Rusya’nın ortak deniz tatbikatı gerçekleştirdiği aktarıldı. İran’ın Körfez’deki dört stratejik adayı aktif biçimde kullandığı, bu adalardan ateşleme ve hava savunma sistemlerinin devreye sokulduğu ifade edildi. Söz konusu adaların, Körfez’deki ABD üslerine İran ana karasından daha yakın olduğu ve olası bir çatışmada kritik rol oynayabileceği değerlendiriliyor.

Tahran yönetimi bir yandan “savaş istemiyoruz” mesajı verirken, diğer yandan askeri hazırlıklarını sürdürdüğünü açık biçimde ortaya koyuyor. Diplomasi ve caydırıcılık ekseninde ilerleyen bu çift yönlü stratejinin, önümüzdeki günlerde sahadaki gelişmelerle nasıl şekilleneceği merak konusu.

Tansiyon zirvede! Kum saati tersine çevrildi: 10 günlük geri sayım

İran ve Rusya’dan gövde gösterisi: Umman Denizi ve Hint Okyanusunun kuzeyinde tatbikata başladılar

Kum saati tersine çevrildi: ABD basını İran saldırısı için tarih verdi

Almanya’dan dikkat çeken sözler: Türkiye NATO’nun merkez gücü

Kritik noktada üç ülkeden tatbikat! İran, Rusya ve Çin…

Avrupa’nın savaş uçağı projesinde yollar ayrılıyor mu? Merz sinyali verdi: İhtiyaçlar örtüşmüyor…

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.