Türkiye, Mısır, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) dışişleri bakanları, İsrail işgali altındaki Gazze Şeridi’ndeki yaşaması güç koşullara dikkati çekerek, insani yardım akışının kesintisiz sağlanması ve Refah Sınır Kapısı’nın her iki yönde de açılması çağrısında bulundu.
Türkiye ve 7 ülkenin dışişleri bakanları, Gazze’deki son duruma ilişkin ortak yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, Gazze’deki insani durumun şiddetli yağışlar ve fırtınalar dahil olmak üzere ağır, sert ve değişken hava koşullarıyla daha da kötüleştiğine dikkati çekilerek, yeterli insani erişimin sağlanamamaya devam etmesi, temel yaşam malzemelerindeki ciddi eksiklikler ve temel hizmetlerin iyileştirilmesi ile geçici konutların inşası için gereken temel malzemelerin girişindeki yavaşlık nedeniyle durumun endişeyle karşılandığı belirtildi.
Açıklamada, “Bakanlar, şiddetli hava koşullarının, özellikle yetersiz barınaklarda yaşayan yaklaşık 1,9 milyon kişi ve yerinden edilmiş aileler için mevcut insani koşulların kırılganlığını gözler önüne serdiğini vurgulamıştır.” ifadesine yer verildi.
Su altında kalan kamplar, hasar gören çadırlar, hasarlı binaların çökmesi ve soğuk havaya maruz kalmanın yanı sıra yetersiz beslenmenin, başta çocuklar, kadınlar, yaşlılar ve tıbbi açıdan hassas durumda olan bireyler arasında görülen salgın hastalıklar nedeniyle sivillerin yaşamına yönelik riskleri önemli ölçüde artırdığına işaret edilen açıklamada, son derece zor ve karmaşık koşullar altında Filistinli sivillere destek olmaya ve insani yardım ulaştırmaya devam eden başta Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) olmak üzere tüm Birleşmiş Milletler (BM) kuruluş ve ajanslarının yanı sıra uluslararası insani sivil toplum kuruluşlarının (STK) çabalarının takdirle karşılandığı vurgulandı.
Açıklamada, “Bakanlar, Gazze Şeridi’ndeki insani müdahalede üstlendikleri asli rol göz önünde bulundurularak; İsrail’den, BM ve uluslararası STK’lerin Gazze ve Batı Şeria’da kesintisiz, öngörülebilir ve kısıtlamasız bir şekilde faaliyet gösterebilmelerini sağlamasını talep etmişlerdir.” ifadesi kullanılarak, bu kuruluşların faaliyet kabiliyetlerini engellemeye yönelik her türlü girişimin kabul edilemez olduğunun altı çizildi.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) 2803 sayılı kararına ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze’nin geleceğine yönelik planına olan tam desteğin yinelendiği açıklamada, bakanlar, ateşkesin sürdürülebilirliğini sağlamak, Gazze’deki savaşa son vermek, uzun süredir insani acılar çeken Filistin halkı için onurlu bir yaşam temin etmek ve Filistin’in kendi kaderini tayin hakkı ile devletleşmesine giden güvenilir bir yol açmak amacıyla söz konusu kararların başarıyla uygulanmasına katkıda bulunma niyetlerini teyit etti.
Açıklamada, Filistin halkını şiddetli kış koşullarından korumak amacıyla dayanıklı ve onurlu barınma imkanlarının sağlanması da dahil olmak üzere erken toparlanma çalışmalarının derhal başlatılması ve bu çalışmaların kapsamının genişletilmesinin aciliyetine işaret edildi.
Uluslararası toplumun, hukuki ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirmeye; çadır, barınma malzemeleri, tıbbi yardım, temiz su, yakıt ve sanitasyon desteği de dahil olmak üzere temel ihtiyaç maddelerinin girişine ve dağıtımına yönelik kısıtlamaları derhal kaldırması için işgalci güç İsrail’e baskı yapmaya çağrıldığı açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Bakanlar, Gazze Şeridi’ne, BM ve kuruluşları aracılığıyla, taraflardan herhangi birinin müdahalesi olmaksızın, derhal, tam ve engelsiz bir şekilde insani yardım ulaştırılması; altyapı ile hastanelerin rehabilitasyonu ve Refah Sınır Kapısı’nın Başkan Trump’ın Kapsamlı Planı’nda öngörüldüğü şekilde her iki yönde de açılması çağrısında bulunmuştur.”