Yav bırak

Yav bırak
Yayınlama: 09.02.2026 07:04
A+
A-

Netanyahu, Epstein’in İsrail adına çalıştığı iddialarına ilişkin ilk kez konuştu. “Epstein’ın Ehud Barak ile olan alışılmadık derecede yakın ilişkisi, Epstein’ın İsrail için çalıştığı anlamına gelmez; tam tersini kanıtlar” dedi. Netanyahu’ya göre İsrail eski Başbakanı Barak, 1999’daki seçim yenilgisinin ardından radikal sol ve anti-Siyonist çevrelerle işbirliği yapan, sahte medya anlatılarını kullanan, perde arkasındaki girişimleriyle İsrail’i istikrarsızlaştırmaya çalışan saplantılı bir aktör. İyi de Epstein’in MOSSAD aparatı olduğuna dair iddiaların kaynağı Ehud Barak’la olan ilişkisi değil ki. Bu konu, Barak’la temasından çok önce, Epstein’in MOSSAD tarafından eğitildiğine ilişkin FBI belgeleri üzerinden tartışılmaya başlanmıştı. Kaldı ki tablo, Ehud Barak’ın bu ilişkide yönlendiren değil, Epstein’in hedef aldığı “kullanışlı kurbanlardan” biri olduğunu gösteriyor. Epstein’le New York’taki evinde kalacak, özel jetlerine binecek kadar içli dışlı olması ve bu temaslara dair geride kalan bol miktarda yazışma ve fotoğraf, Barak’ın hem finansal hem de kişisel imaj açısından kolayca baskı altına alınabilecek bir profil çizdiğini ortaya koyuyor. İsrail adına operasyonel bir ilişki yürüten isim olsaydı, herhalde ortada bu kadar iz, kayıt ve görsel malzeme olmazdı. Epstein’in Netanyahu’nun “İsrail’e düşmanlıkla” suçladığı en büyük siyasi rakiplerinden birini zaaflarından yakalaması, özel alanında kontrol edilebilir hale getirmesi de bu ağın işleyişiyle son derece uyumlu görünüyor. Netanyahu’nun hamlesi burada berraklaşıyor: bir taşla iki kuş vuruyor. Hem 1999’da kendisini sandıkta yenen, bugün de onu diktatörlükle ve Gazze’de “aldatıcı bir savaş” yürütmekle suçlayan başlıca muhalifi Ehud Barak’ı itibarsızlaştırıyor hem de Epstein–İsrail ilişkisini istihbarat ve devlet düzleminden koparıp “kişisel dostluk” seviyesine indiriyor. Böylece mesele, karanlık ağlar ve operasyonel bağlar bağlamından çıkarılıp, Barak’ın “tuhaf arkadaşlıkları” başlığına hapsediliyor. Peki bizim buralarda milyonlarca belge arasından, Tom Barrack’a ait olduğu iddia edilen, bağlamı belirsiz birkaç yazışmaya odaklanıp Ankara’ya “acilen istenmeyen adam ilan edilsin” çağrısı yapanların attığı taş nereye düşüyor? CHP’sinin, İrancısının; Suriye devrimini destekleyen ve PKK-YPG arkasındaki ABD desteğini çeken Trump’ın özel temsilcisi Tom Barrack’a, Cemil Bayık’la eş zamanlı biçimde yüklenmesinin sebebi gerçekten sadece “ahlak” mı?

“kullanışlı kurbanlardan”

“İsrail’e düşmanlıkla”

“tuhaf arkadaşlıkları”

“acilen istenmeyen adam ilan

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.