Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

İran ile ABD arasındaki ilk mutabakatın ardından gözler Körfez’e çevrildi. Peki savaşın ardından kazanan kim, kaybeden kim? İşte Arap medyasında dikkat çeken değerlendirmeler…
“KAZANAN KİM?” TARTIŞMASI
İran ile ABD arasında imzalanan ilk mutabakat zaptı, sadece iki ülkeyi değil, tüm Körfez bölgesini etkileyen yeni bir dönemin kapısını araladı. Anlaşmanın en çok kime kazandırdığı ise tartışma konusu. İran ve ABD mutabakatı kendi açılarından bir başarı olarak sunarken, gözler savaşın en büyük riskini taşıyan Körfez ülkelerine çevrildi.
KÖRFEZ ÜLKELERİ İÇİN RİSKLER VE FIRSATLAR
Arap gazetecilere göre Körfez ülkeleri, savaş boyunca İran’ın füze ve insansız hava aracı tehditleriyle karşı karşıya kaldı. Hürmüz Boğazı’nın kapanma ihtimali ise enerji ihracatı ve küresel petrol piyasaları açısından en büyük endişelerden biri oldu.
Şarkul Avsat gazetesinde yayımlanan makalede, İran’ın savaş sürecinde askeri ve güvenlik kapasitesinin ciddi zarar gördüğü belirtildi. Bunun da Körfez ülkeleri açısından stratejik bir avantaj oluşturduğu savunuluyor.
Öte yandan Körfez yönetimleri, ABD’nin doğrudan müdahil olacağı kapsamı belirsiz bir savaşın dışında kalmayı da önemli bir kazanım olarak görüyor.
Ancak Washington’ın İran politikası konusunda soru işaretleri sürüyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’ın balistik füze programına ilişkin daha önceki sert söylemini yumuşatması, Amerikan stratejisinin geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Güvenlik Çalışmaları Uzmanı Dr. Andreas Krieg’e göre, Körfez ülkeleri bundan sonraki süreçte hava ve füze savunma sistemlerini güçlendirecek, önleyici füze üretimini artıracak ve Tahran ile diplomatik kanalları açık tutmaya çalışacak.
YENİ GÜÇ MERKEZİ OLABİLİR Mİ?
Krieg ayrıca, yeniden yapılanma fonu konusunda Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin, İran’dan savaş sırasında oluşan zararların tazmin edilmesini talep ettiğini belirtiyor.
Uzmanlara göre Körfez ülkeleri; güçlü ekonomileri, askeri üsleri, enerji piyasalarındaki etkileri ve diplomatik ağı sayesinde savaş sonrası dönemin yeni güç merkezlerinden biri olma potansiyeline sahip. Ancak bu hedefin önündeki en büyük engelin ise bölge ülkeleri arasındaki siyasi birlik eksikliği olduğu değerlendiriliyor.
Depremlerin sarstığı Venezuela’da zamanla yarış: Dünya seferber oldu!
ABD-İran mutabakatında bir hafta geride kaldı: Taraflar ne kazandı?
Venezuela’daki çifte depreme kim ne dedi?
VENEZUELA DEPREMİ ÖLÜ YARALI SAYISI: Venezuela’daki deprem kaç şiddetinde? Depremde ölü ve yaralı sayısı kaç? 39 Saniyede iki deprem!
ESMİYOR! Avrupa’da tarihi rekorlar…
Rusya ‘onurlu çıkış’ arıyor.. Taktiği ters tepti!